Translate

pahalı lepistes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pahalı lepistes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2019 Pazar

Özel tür lepistes diye bir şey yoktur

Özel tür lepistes diye bir şey yoktur
«06 Eylül 2011, 04:09:30 tarihli arşivimizden»


Özel tür lepistes diye bir şey yoktur

Burada yazdıklarım tamamen şahsi düşüncelerimdir. Katılan katılır, katılmayan katılmaz.

Ben burada "lepisteslere otuz yıldır özel ilgi duyan akvarist" olarak deneme mahiyetinde bir yazı yazıyorum sadece.

Son senelerde bir "özel lepistes" merakı aldı başını gidiyor. "Nasıl bir şey bu özel lepistes?" diye bakındığımızda şöyle bir sonuç çıkıyor ortaya:

  1. Genelde koleksiyonculara hitap eden lepisteslerdir. Yani az kişide bulunurlar. Pek çok kişide bulunurlarsa özellikleri kalmaz.
  2. Öyle her akvaryumcuda bulamazsınız. Hele ki 3-5 TL'ye ölüsünü bile bulamazsınız. Balık koleksiyoncularının "özel olmayan, adi, basit" olarak gördükleri 3-5 TL'lik lepisteslere göre daha pahalıdırlar (işin can alıcı noktası da tam buradadır).
  3. Garip, uzun adları vardır. Aklınızda tutmakta zorluk çekebilirsiniz. Bu adlar, en ufak bir taksonomik bilgisi olmayan kişilerin papağan gibi ezberlediği adlardır. Sorsak, lepistesin bilimsel adını veya taksonomik yerini bilmezler. Ama janjanlı adları ezberleyip kendilerini "lepistes uzmanı" gibi göstermeye çalışırlar.

"Özel lepistes" ve "özel olmayan lepistes" şeklindeki ayrım, ticari bir taktiktir.

Yıllar önce var olan "sihlid çılgınlığı" kulübümüzün kurulmasından sonra yerini "lepistes çılgınlığı"na bırakmıştır. Evet, bunun sorumlusu ne yazık ki bizleriz. Lepisteslerin "özel olan, özel olmayan" şeklinde ayrılması da bana göre ticari bir taktiktir.

Peki, ben nadir lepisteslere karşı mıyım? Ben buna, yani nadir bulunan lepisteslerin beslenmesine karşı falan değilim.

Peki, benim karşı olduğum şey nedir? Buna bir açıklık getireyim:

Ben; otuz yıldır akvaryum hobisiyle uğraşan, bu otuz yıl içinde maddi kazanç elde etmemiş olan, akvaryumlarla hobi olarak ilgilenen ve üste para veren, bu hobide para harcamaktan ve para kazanmayan biri olmaktan hiçbir zaman pişmanlık duymayan, çevreci, bilimsel bilgiye önem veren, canlılara can taşıdıkları için değer veren, balıkları mal olarak görmeyen, bu hobi içinde özellikle Poeciliidae ailesine ve lepisteslere büyük bir tutkuyla bağlı olan biriyim.

Dolayısıyla, lepistesleri çok sevdiğim için de onları "özel olan, özel olmayan, kaliteli olan, kalitesiz olan" diye ayıran biri değilim. Lepisteslerin ucuzunu, pahalısını, yabanisini, evcilini, janjanlı adlara sahip olanını, janjanlı adlara sahip olmayanını, az renklisini, çok renklisini seven biriyim. Yani lepisteslerin bazılarını değil, tamamını "ÖZEL" olarak gören biriyim.

‎"Özel lepistes, özel olmayan lepistes, kaliteli lepistes, kalitesiz lepistes" diye bir şey yoktur. "akvarist, hobici" vardır, "akvarist taklidi yapan canlı koleksiyoncusu, akvarist taklidi yapan tüccar" vardır.

Yani lepisteslerin "özel lepistes" ve "özel olmayan lepistes" diye ayrılması tamamen ticari bir taktiktir.

Bu konudaki görüşlerinizi paylaşırsanız, konu zenginleşecektir arkadaşlar. Bunlar bir "akvarist, hobici" olarak kısaca benim görüşlerimdir.

Elbette isteyen gidip istediği lepisteslerden alır, buna hiç kimsenin karışmaya hakkı yoktur. Ama bana göre bütün lepistesler özeldir. Bu yüzden "özel lepistes" kavramına karşıyım, çünkü böyle dendiğinde "özel olmayan lepistes" diye bir şey varmış gibi algılanmaktadır (bize göre özel olmayan lepistes yoktur, ama akvarist görünümlü canlı koleksiyonculara göre lepistesler özel olanlar ve özel olmayanlar şeklinde ayrılmaktadır).

Akvarist ve balık koleksiyoncusu arasındaki farkları öğrenmek için bu başlığımıza tıklayabilirsiniz.





Ticaret ve hobi birbirine karıştırılmamalıdır

Ticaret ve hobi birbirine karıştırılmamalıdır

Ticaret ile hobinin birbirine karıştırılması en çok rahatsız olduğum konuların başında geliyor. Bu konuya sık sık değiniyorum. Değinmeye de devam edeceğim. 

Ticaret elbette suç değil. Buna karşı çıkmam mümkün değildir. Ancak, "ticaret" denen şey, "tüccar" olan kişiler tarafından yapılmalıdır. Tüccar olan kişi de bu işi kanunlara uygun olarak yapan, vergisini veren, ruhsat sahibi bir kişi olmalıdır. Bununla birlikte, bir hobicinin fazla üreyen balıklarını veya kullanmadığı malzemelerini normal bir fiyat karşılığında elden çıkarması da anormal bir durum değildir. Anormal olan şey, kendilerini "hobici/akvarist" olarak göstermeye çalışıp sürekli olarak forumlarda ilanlar vererek bir şeyler satan kişilerin durumudur.

Kendimden bahsedeyim biraz.

İnsanların arayıp da bulamadığı endler balıklarını isteyenlere hediye ediyorum (ama balıkları asla kargoya vermiyorum).

Pistia bitkisini parayla satanlar gördüm. Çok ürüyorlar, hediye ediyorum.

Gül, saz vesaire çok ürüyor. İsteyenlere hediye ediyorum.

Lepisteslerim... İsteyenlere hediye ediyorum.

Bazılarının 7-8 TL istedikleri platileri hediye ettim.

Çatır çatır yumurtlayan ve acayip yavru aldığım, gözüm gibi baktığım melek çiftini genç bir akvarist kardeşime karne hediyesi olarak hediye ettim (sonra o da üretmişti bunları).

Yaprakları neredeyse bir metreyi bulan, en az 40-45 yaprağı ve 4-5 yan kökü bulunan dev kripto bitkilerini eşe dosta hediye ettim.

Kan kırmızısı kiraz karideslerim sürekli ürüyorlar, isteyenlere hediye ettim.

Evimde şu anda 7, işyerimde 1 adet akvaryumum var. Görenler, duyanlar "Ne kadar para kazanıyorsun?" diye soruyorlar. Beş kuruş kazanmadığımı, hatta üste para verdiğimi söylediğimde şaşırıyorlar. "Para kazandırmıyorsa neden uğraşıyorsun?" diye soruyorlar. Pek çok kişinin dini imanı para olmuş, zevk aldığım bu uğraşımdan para kazanmıyor oluşum onları şaşırtıyor.

Nesli tehlikede olan bir balığımız var. Dünyada sadece bizim memleketimizde yaşıyor. Ben bunların koruma altına alınmaları için senelerdir uğraşıyorum. Epey de aşama kaydettik. Bazı kişiler, "Bunları akvaryum sektörüne kazandıralım, o zaman nesilleri kurtulur." diyorlar. Yani akvaryum sektörüne kazandırıp "para eden" canlılar haline getirirsek kurtulabilirlermiş... Nesilleri tehlikede olan canlılara bile ne yazık ki "para" açısından bakıyoruz.

Ben hediye ediyorum fazla üreyen canlılarımı. Veya en fazla akvaryumcu arkadaşıma götürüp yemle falan takas ediyorum nadiren.

Tercih meselesidir. Ben bu uğraşımdan hiç para kazanmıyorum. Umurumda da değil.

Peki, çok mu zenginim? Hayır... Kendi halinde bir adamım. Zengin değilim. Parayla da işim olmaz, ihtiyaçlarımı karşılayabildiğim sürece fazlasına hiç gerek yok.

Küçük yaşlardan beri tutkuyla bağlı olduğum hobimi de para denen pis şeyle kirletemem.

Kişisel görüşüm budur. Tercih meselesidir. Katılan katılır, katılmayanların canı sağ olsun. Ben hobiciyim, akvaristim. Tüccar olmadım. Belki uzun yıllar sonra emekli olduğumda düşünürüm, ama şimdi değil. "Gizli tüccar" olmaya da hiç niyetim yok açıkçası.

Bu bağlamda "profesyonel" ve "amatör" kavramlarına da değinmekte fayda var.

Birbirine karıştırılan kavramlardır. Birbirlerine tamamen zıt olmasına rağmen yanlış yerlerde kullanılan kavramlardır "profesyonel" ve "amatör" kavramları. Tıpkı "hobici/akvarist" ile "canlı koleksiyoncusu" kavramlarının birbirlerine karıştırılması gibi...

Bazen forum sitelerinde görüyorum, hobiye yeni başlayan arkadaşlar tecrübeli kişilere genellikle "profesyonel" diyorlar.

Ben de bu yakıştırmayla sık sık karşılaşıyorum. Bana da yanlışlıkla "profesyonel" diyenler oluyor.

İlk önce bu sözcüklerin sözlük anlamlarına değinelim.

Profesyonel: Yaptığı işi meslek haline getiren kişi. Bir işi kazanç sağlamak amacıyla yapan kişi. Uzman.

Amatör: Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı kişi. Bir işi meslek alanı olmadan yapan kişi. Acemi.

Tanımlarda profesyonel kavramı için "uzman" ve amatör kavramı için "acemi" şeklinde açıklamalar da geçiyor. Bu açıklamalar olsa da fark etmez. Profesyonellik, "meslek, para kazanma" ile ilgilidir. Amatörlük ise "kişisel zevk, uğraş, hobi" ile ilgilidir.

Ben bir amatörüm. Amatör olmaktan da çok memnunum. Oldukça bilgiliyim, oldukça tecrübeliyim, ama ben bir amatörüm. Çünkü bu hobiyi para kazanmak amacıyla yapmıyorum.

Profesyonel olanlar; tüccarlardır, akvaryumcu dükkanı işletenlerdir, üretimhane işletenlerdir, para kazanmak amacıyla malzeme ve yem üretenlerdir.

Amatör olanlar ise sadece ve sadece hobicilerdir, akvaryumla sadece zevk için ilgilenenlerdir.

Burada sıkıntı, kendisini "akvarist" (akvaryumlarla hobi olarak uğraşan kişi) olarak tanıtıp da sürekli olarak internet üzerinden satış yapan kişilerdir. Bunlar genellikle akvaryumla ilgili forum sitelerinde ve sosyal medya ortamlarında satış yaparlar. Vergi vermezler, kira vermezler, elektrik veya su faturası da ödemezler, yanlarında adam da çalıştırmazlar. Dolayısıyla vergi veren, kira veren, elektrik ve su faturası ödeyen, yanında adam çalıştıran akvaryum dükkanı sahipleri bu heriflerle rekabet edememektedir. Uzun vadede akvaryum hobisi akvarist görünümlü tüccarlar tarafından baltalanmaktadır.

Yıllardır bu kavramların tanımını yaparak bunun mücadelesini veriyorum. Hobici/akvarist, canlı koleksiyoncusu, tüccar kavramları sık sık birbirine karıştırılıyor. Bunlar birbirine benzer gibi görünseler de, birbirine sıklıkla karıştırılsalar da, aslında birbirinden farklı (hatta birbirine zıt) kavramlardır.

Yeri gelmişken; hobici/akvarist, canlı koleksiyoncusu, tüccar kavramlarına da bir açıklık getirelim.

Hobici/akvarist: Akvaryumlarla "hobi" anlamında ilgilenen kişilerdir. Canlılara "mal" gözüyle bakmazlar, "canlı" olarak bakarlar. Akvaryum işinden para kazanmazlar; sadece ürettikleri canlıları veya ellerinde fazlalık olarak kalmış malzemeleri bazı şeylerle takas ederler veya piyasanın çok altında ücrete satarlar (nadiren).

Canlı koleksiyoncusu: Sıklıkla hobicilerle karıştırılırlar. Canlı koleksiyoncuları için ana kriter "canlının az bulunan bir tür, varyete, ırk" olmasıdır. Bazı noktalarda tüccarlara yakındırlar. Bir canlının değeri, az bulunması ve fiyatıyla ölçülür.

Tüccar: Akvaryum işinden para kazanan kişilerdir. Akvaryumcular, üretimhane işletenler gibi... Bu işten geçim sağlayanların dışında (yani ruhsatlı olarak, vergisini vererek bu işi yapanların dışında) para kazanmak amacıyla akvaryumla ilgilenen veya bu işi bir gelir kaynağı olarak benimseyen, ancak kendisini "amatör, hobici, akvarist" sanan ve öyle yutturmaya çalışan tüccarlar da bir hayli fazladır (gizli profesyoneller).

Ben hobici/akvarist olan biriyim. Bu işten para kazanmam. İnsanların 10-15 TL istedikleri balıkları ben hediye ederim. İnsanların parayla sattıkları bitkileri ben -bazen üste kargo ücreti bile ödeyerek- ihtiyaç sahiplerine gönderirim.

Tüccarlığa (yani ruhsatlı olarak, vergisini vererek bu işi yapanlara) karşı değilim. Ama akvaryum hobisi ile profesyonel anlamda ilgilenen birinin kendisine "amatör" demesine ve kendisini "akvarist, hobici" olarak tanımlamasına karşıyım. Şunu da ifade etmek isterim ki bir insan zevk için akvaryum ile uğraşıyorsa, piyasadaki fiyatlardan daha ucuza satmalıdır elindekileri. Ama biz ne yazık ki tüccar (vergi veren ve ruhsatı olan kişi; akvaryumcu, petşop sahibi, üretimhane sahibi) olmadığı halde bir kalemde binlerce TL'lik canlı ve malzeme satanlara, balık satıp bir de kredi kartına 5-6 taksit yapanlara, piyasada 5 TL'ye bulunan balıkları 15-20 TL'ye satmaya kalkışanlara sıklıkla rastladık.

Canlı koleksiyonculuğu ise akvaristlikle hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır. Canlı koleksiyonculuğu başka bir şeydir.

LK Poster

LK Poster
Yabani lepistes

LK Poster

LK Poster
Yabani lepistes

Lepistes (Poecilia reticulata)

Lepistes (Poecilia reticulata) «28 Nisan 2007, 02:37:20 tarihli arşivimizden» Lepistes (Poecilia reticulata)    Ailenin en popüler ...