Lepistes Kulübü; lepistes hakkında her şey (ülkemizin ilk ve en köklü lepistes topluluğu)
25 Ekim 2014, 11:46:11 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: FORUMA ÜYE OLMADAN ÖNCE KURALLARIMIZI OKUYUNUZ. KURALLARIMIZI OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ.
 


Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git Konuyu Okumuş Olanlar
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler  (Okunma Sayısı 7048 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Serhat ARSLAN
***
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 45
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« : 08 Aralık 2011, 19:18:03 »

Bugün bir internet sitesinden verdiğim siparişler elime ulaştı. Bitkilerime kavuştum. Ancak daha önce yazdığım bigilerin tamamen tecrübeden değil teori bilgimden kaynaklandığını söylemek istiyorum. Filtre konusu (aktif karbon) hariç tabanda dere kumu dışında başka hiçbir malzeme kullanmıyordum. Sanırım bitkili akvaryumun keyfine varma arzumdan olacak, daha bir özenmek istiyorum. Humuslu toprakların (kaliteli bahçe toprağı) faydaları say say bitmez. Torfu bilmiyorum, evdeki çiçeklere bile o kadar faydalı olduğunu düüşnmüyorum. Tek faydası humuslu topraktan çok daha gevşek ve bu yüzden köklenmeyi teşvik etmesi. Besin maddesi olarak humusun kategorisne bile giremez. Hatta sıradan br yüzey toprağında fazla sertleşme sorunu dışında besleyicilik bakımından torftan kat kat üstündür. Torf konusunda atıp tuttuktan sonra ve hem torf hem de humusun bahçe bitkilerinde ve saksı bitkilerinde denenmiş ve haklı olarak kendini kanıtlamış olmasından, sucul hayata geçmek istiyorum.

Bitkileri aldığım yerin bu konuda deneyimli olduğunu düşündüm. Çünkü bu  işin ticaretini yapıyorlar. Bu iki anlama geliyor, hem btkiyi yaşatacaksınız hem de satacak kadar çoğaltacaksınız. Yani toprak önemli ve seçimin güzel yapılması lazım. Bitki köklerinden anladığım kadarıyla sadece torf içinde yetiştirilmiş intibası uyandı. Yeni kuracağım akvaryuma torf koymak istediğimi söylediğimde ise bakteri ve asalakların köklere zarar vereceğini söylediler. Bu konu aklımı karıştırdı. Düşük ısıda olması kaydıyla (örneğin 80 derece gibi strüktüre zarar vermeden, sadece pasterizasyon amaçlı) fırınlama denenebilir. Fırınlama yapılması durumunda faydalı bakteri aşılaması için oturmuş sorun olmadığından emin olduğumuz bir akvaryumdan kulanılabilir. Gibi çözümler aklıma geliyor. Daha önce de söylediğim gibi amacım, en az ya da en güzeli sıfır kimyasal katkı ile bir tank oluşturmak.

Düzenli olarak bitkili akvaryum kuran ve bakmakta olan arkadaşlardan ricam, torf konusundaki bilgi birikimlerini paylaşmalarıdır. Ancak bu paylaşımdan beklentim, "ben hala kullanıyorum sorun yok" ya da ben senelerdir kullanıyorum canavar gibi" değil.

Kurulum aşamasından sonra mutlaka sorunlar yaşamışlardır. Örneğin, soğanlı bitkide sorunlar yaşanmıştır da kolay bitkiler coşmuştur. Yani daha çok beni hangi sorunlar bekliyor, onu öğrenmek istiyorum.

Örnek olarak Onur sürekli torf üzerine elyaf ve üstüne dere kumu kullandığını söylüyor. Burada karşılaşılabilecek sorununun şu olabileceğini hayal ediyorum. Belirli bir süre sonra saçak köklü olsun, kazık köklü olsun her ne tip köke sahip olurlarsa olsunlar bitkiler elyafın altına kök salacaklardır. Asıl besin kaynağı orasıdır. Bu durumda budama, yer değiştirme, bitki çıkarma gibi uygulamalarda elyafın zorlayıcı etkisi var mıdır? Ya da ne tür bir etkisi olmuştur?

Ayrıca bu tip bir uygulamada (torf+elyaf+dere kumu) torfun belirli bir ömrü vardır. Bir döngüye sahip olan bir yapı olmadığından örneğin 1 yıl sonra eski gelişim görülmeyebilir. Bu durumda düzenli gübrelemek gerekir, diye düşünüyorum. Ne sıklıkla gübreleme yapılabilir, ya da (bunu bitki gelişiminden anlarız elbet) ne kadar süre kendi kendine yetiyor? Su pHsı ne durumdadır.

Yani özetle bilgi desteği arzuluyorum.

Saygılarımla
Kayıtlı
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 7939


View Profile
Re: Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
« Posted on: 25 Ekim 2014, 11:46:11 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi, öncelikle sitemize hoş geldiniz. Ben Lepistes Kulübü Robot Moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. Sitemize üye olmadan da yazıları okuyabilirsiniz, ancak bazı bölümlerde ziyaretçiler kısıtlandığı için bazı bölümleri göremezsiniz. Sitemize üye olursanız fotoğraf ve videolar paylaşabilirsiniz, yazılar paylaşabilirsiniz, sorular sorabilirsiniz, sorulan sorulara cevaplar verebilirsiniz. LK, ülkemizin ilk ve en köklü lepistes kulübüdür. Taklitlerimizden sakının! İyi eğlenceler...

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler lepistes, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler endler, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler Poeciliidae, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler Poecilia reticulata, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler lepistes üretimi, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler lepistes yavruları, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler gambusya, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler paludaryum, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler akvaryum, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler plati, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler velifera
Logged
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 36
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 18229
Konu Sayısı: 4033
Bu iletiyi değerlendir +708/-5
İLETİŞİM
Site
İlkelerimden ödün vermem.

Çevrimdışı
« Yanıtla #1 : 08 Aralık 2011, 19:32:39 »

Ben bahçe toprağı kullanmadım. Riskli olacağını düşünüyorum. Çiçekçiden torf aldım, tabanda onu kullandım.

1 sene sonrasında torfun etkisi azalmaya başlıyor.
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

‎"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

mavievren
FORUM YÖNETİMİ
*
ADI-SOYADI Evren Biçer
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 33
KONUM ANTALYA
KAYIT TARİHİ 21 Aralık 2009, 22:40:03
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 4586
Konu Sayısı: 107
Bu iletiyi değerlendir +653/-0
İLETİŞİM
Gerçek doğasever, her canlıyı ayırmadan sever.

Çevrimdışı
« Yanıtla #2 : 08 Aralık 2011, 19:37:49 »

Ben son kurduğum akvaryumda torf kullanmaktan son anda vazgeçtim. Ne kadar doğru bilmiyorum ama ben 3-4 çeşit kumu harmanlayıp koydum. Bitkileri de yeni diktiğim için ne kadar sağlıklı bir taban oluşturdum bilemiyorum. Zaman gösterecek durumu. Torf çok fazla kullanmadığım için bu yüzden anlatabileceğim herhangi bir deneyimim yok.

Torfun saksı bitkilerine köklendirme dışında pek bir faydasının olmadığı konusunda sizle hemfikirim. Benim balkonda baktığım çiçeklerim var. Bazılarında torf, bazılarında ise normal toprak var. Normal toprak dediğim, bizim bu bölgede hakim olan kızıl topraktır. Rengi bildiğin kırmızı-kızıl arasıdır. Kızıl toprağın olduğu saksılardaki bitkilerim, torfun olduğu saksılardaki bitkilere göre gelişimleri her zaman daha iyi olmuştur. Ben artık çoğu zaman ikisini harmanlıyorum. Torf kızıl toprağın sıkılığını alıyor; yani gevşetiyor ve köklenme daha iyi oluyor.  
Kayıtlı

Sadece ihtiyacın olanı al ve toprağı bulduğun gibi bırak!
Serhat ARSLAN
***
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 45
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #3 : 08 Aralık 2011, 23:30:59 »

Sucul bitki yetiştirmekten anlamam. Ama bahçe ve toprak tarımında fena değilimin az üstünde bilgim ve deneyimim var. Sana şunu önereyim. Vaktin varsa ve sürekli toprak değiştirmekten sıkıldıysan. Torf, kızıl toprak, funda toprağı... Bak neler oluyor!

Kızıl toprak killi yapıdadır. Kıvam olarak azıcık serttir ama torf ve funda toprağı fazlası ile bunu telafi eder. Killi topraklar demir yüklüdür. Tek onları şelatlamak kalıyor. Zamanla torf da aynı işi yapar ama funda tam biçilmiş kaftandır.

Eğer geziyorsan, yapraklarını döken ağaçların bulunduğu ormanlık alandan, yaprakların en yoğun toplandığı yerlerden, yaprak kısmını süpürürsen, hemen altta göreceğin siyah renkli 1 cm geçmeyen katman funda toprağıdır. Satın almana bile gerek yok. Buna senin killi toprağı karıştırıp bir de torfla şişirirsen, saksı değişimine kadar sudan başka bir katkı kullanmana gerek yok.

Akvaryum tabanında torf kullanmanın faydalı olmayacağını ama humuslu toprağın da aşırı olacağını düşünüyorum. Torf sadece tabanda kalınlık ve elyafı aşabilen köklerin rahatlamasını sağlayacaktır. Elyaftan süzülen besinlerin elyaf üzerine yerleşen bakterilerce parçalanması zaten işi gören. Bize ise psikolojik destek bence. Hele üzerine bir de elyaf örteceksem, asıl  işi üstteki dere kumu yapar. Diye düşünüyorum. O zaman bakterilere bol ortam hazırlamayı planlıyorum. Humus işi yatar. Fırınlanmadan kullanılmaz. Fırınlamak da zaten organik azotlu bileşiklerin ve enzimlerin denature olmalarını (yapılarının bozularak kullanılmaz hale gelmesi) sağlayıp sadece kirlilik parametrelerinin değerlerini yukarı çekecektir. Asıl merak ettiğim şu di: 1 cm humus kalınlığı hesabı ile, 50x50'lik bir alanı kaplayacak kadar humus toprağı pH bakımından hangi değerde sabit kalır?

Bunu ayrı bir kapta denemeyi düşünüyorum. Buradan da paylaşmam lazım. Humus vazgeçilmez bir materyal bence. Çünkü Onur benden daha iyi bilir. Deltalar niye zengindir. Alüvyal toprak sayesinde. Bu tip topraklar yapılarında şunların karışımını bulundurur:

1. Torf (bitki sapı ve kabuk çürüğünden elde topraksı partiküler yapılar),
2. Turba (sadece azotça zengin örneğin su sümbülü dahil azot bağlayabilen sucul bitkiler ve diğer baklagillerin su da uzun zamanda yavaşça yanması ile oluşmuş son derece zengin toprak),
3. Karasal alanlardan gelen humus başta olmak üzere toprağın en zengin üst tabakasının suda sürüklenmesi,
4. Suyun kayaları aşındırıp mineral yükünü artırması ve dere kumu denilen yapının bu sayede çakıl parçalarıyla oluşması.

Burada 4 ana başlıkta yazabildim, ama bunları en ideal harmanla sunan deltalarda yaşam bu yüzden zengindir. Doğa da suya sürekli bir organik madde ve mineral katkısı sağlanır. Humusu bu yüzden mutlaka denemek istiyorum. Ancak önce bir ön deneme yapmak lazım. Sizler kullanmadığınızı, sorduklarım da riskli olacağını düşünüyorlar. Ama bence Amazon, Nil vesaire en zengin sucul alanlar bolca kullanıyor. Ama kararı ve ölçüsü önemli. Onu da buluruz. Smiley

Gelen bitkilerimi hızlı büyütme hırsım var. Smiley Hırs değil bu tabii, istek...

Elimde 3 tane plastik kap var. Her biri 22 litre su alıyor. Bunlara farklı kalınlıklarda humus serip pH larını kontrol edeyim. Şu an aklıma gelen bu. 0.5 cm, 1 ve 2 cm humus kalınlıkları. Kaç litre toprak kullanılmış olur oranları şu an bilmiyorum. pH'ın hızla düşeceğini hayal ediyorum. Eğer bu doğru ise, az miktarlarda (yine ölçülü) yemek sodası ile pH'ı 7 civarında stabil hale getirebilirsem, birçok bitki tatlı su canlısı için ideal olacaktır. Farklı bir önerisi olan var mı? Ve sıradan bir deneme-yamulma tekniğinden farklı olarak kontrollü bir deneme olsun istiyorum. Netice de bilimsel bir referansımız olsun.

Bu nedenle bizler için en önemli olan su parametrelerinden pH'dan başka şu da önemli diyen varsa onu da ölçelim.

Bu arada Onur: Sana söylemiş miydim? Gönderdiğin bitkilerden araya karışan (yarın fotoğraf da çekip ekleyeceğim), riccialar epeyce kendilerini topladılar. Ayrıca, adını bilmediğim minik yapraklı ince uzun sarmaşık gibi bitkicik parçaları köklendi epeyce kendilerini topladılar. Hele yarım santimden küçük 3-5 riccia vardı. Şu an epeyce var elimde. Sizden tek farklı yaptığım sanırım hiç filtre ve havalandırma kullanmamak. Ama sular sarı. Tekrar teşekkürler.

Peki Onur sana şunu sorayım: Bir sene yetiyor demişsin. Bu süreçte ek gübreleme yapıyor musun? Yoksa hangi kritere göre bir sene yeter parametresine karar veriyorsun?
Kayıtlı
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 36
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 18229
Konu Sayısı: 4033
Bu iletiyi değerlendir +708/-5
İLETİŞİM
Site
İlkelerimden ödün vermem.

Çevrimdışı
« Yanıtla #4 : 08 Aralık 2011, 23:36:15 »

Gübrelemeyi kafama göre, rastgele yapıyorum. Belirli bir düzen yok.
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

‎"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Serhat ARSLAN
***
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 45
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #5 : 08 Aralık 2011, 23:59:18 »

Aslında gübreleme yapıyorsak, neden tabana torf seriyoruz? Torf serdik diyelim, doğal olarak buradan da bitkilere besin gelecektir. Ama elyaf, budama, yer değiştirme ve seyreltmede sorun çıkarmıyor mu? Elyafı aşan kökleri kesmek en güzeli diye biliyorum. Bu konuda tecrübem yok, sadece okuduklarımdan aklımda kalan bilgi kırıntılarını aktarıyorum. Hatalı bir yorum yazıyorsam, lütfen düzeltiniz.

Torf yerine tabana katkısız olmak kaydıyla kedi kumu sermek üzerine esas taban malzemesi olarak dere kumu ile olayı tamamlamak da mantıklı geliyor. Üstelik kedi kmu torftan daha gözenekli bir yapıda olacağından geçirgenlik sorunu tankın genel düzenlemesinden sıkılıncaya kadar yetecektir. Çünkü zaten destekleyici gübreleme yapmaya devam edeceğiz.

Taban materyalini bitkilere sadece tutunmak için ortam oluşturmaı mı amaçlıyoruz. Eğer buradan beslenmeyeceklerse ki beslenmediklerini düşündüğümüzden sürekli organik madde desteği sağlıyoruz, sadece dere kumu bile yetmez mi? Amaç hobiyi zevkli ve ucuz hale getirirken en güzel ve sağlıklı bitkili tankını oluşturmak değil mi? Ne çok sordum. İyi ki bitkilerim geldi. Smiley

Görmemişin birkaç tür bitkisi olmuş, tutmuş milleti soru yağmuruna tutmuş. Smiley
Kayıtlı
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 36
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 18229
Konu Sayısı: 4033
Bu iletiyi değerlendir +708/-5
İLETİŞİM
Site
İlkelerimden ödün vermem.

Çevrimdışı
« Yanıtla #6 : 09 Aralık 2011, 01:17:04 »

Kullanılmış kedi kumu kullanırsan gübrelemeye gerek kalmayabilir abi. Grin

Şaka bir yana da, kedi kumu kullananlar olmuştu sanırım, öyle bir şey hatırlıyorum. Ben hiç kullanmadığımdan bir şey diyemem.

Bitki üretiminde elyaf bazı bitkilerde sıkıntı yaratabilir. Eleocharis, saz, kripto gibi tabanda ilerleyen bitkilerde sıkıntı doğabilir bitki sökerken. Ama gövdeleri kesilerek üretilen bitkilerde (Hygrophila türlerinde, gül gibi bitkilerde ve benzerlerinde) bitkileri ayırma faslında elyafla hiç işimiz olmaz. Wink
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

‎"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Serhat ARSLAN
***
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 45
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #7 : 09 Aralık 2011, 01:52:37 »

Elyaf konusunda, neden elyaf koyduğunuzu anlamadım. Tabandaki torfun karışmaması için büyük ihtimal. Ama elyaf üstteki fazla atık, vs, süzüp yüzeyinde biriktirecektir. Bu iyi bir şey ama, torftaki muhtemel organiğin uzun vadede suya geçmesini  beklemek hayalcilik. Aynı işin elyafın hem altında hem üstünde çift taraflı olması gözeneklerni kısa sürede tıkanması ile alttaki torfun faydası da zararı da kalmayacaktır. Torfu 2 ay sonra çıkartıp saksı bitkilerinde kullanmak daha faydalı. Hazır organik maddece zenginleşmiş.
Kayıtlı
numanjii
Bitkili lepistes akvaryumu
FORUM YÖNETİMİ
*
ADI-SOYADI Numan İŞCAN
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 33
KONUM Tekirdağ
KAYIT TARİHİ 08 Aralık 2007, 18:51:07
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 2536
Konu Sayısı: 82
Bu iletiyi değerlendir +466/-2
İLETİŞİM
Lepistes, C.vatoz, Çöpçü, salyangoz, Kiraz karides

Çevrimdışı
« Yanıtla #8 : 09 Aralık 2011, 02:05:26 »

Köklü bitkilerde ben de bu sorunu yaşadım. Fazla bitkiyi çıkartırken bitkinin kopması falan önemli değil de, köklerle birlikte elyaf ta kalkıyor ve altındaki torf da suya karışıyor. Tahmin edersiniz ki ondan sonrası besbeter... En nihayetinde akvaryumu komple dağıtıp, torfsuz olarak tekrar kurdum.

Akvaryumda bitki de kalmamıştı. Onur abinin gönderdiği son bitkilerde değişik şeyler gözlemledim. Öncelikle belirteyim daha önce de aynı bitkilerden vardı.

Saz bitkileri, torfta çok iyi gelişti ve adeta akvaryumu istila etti. O zamanlar bunalıp komple atsam da şimdi o günleri özlüyorum. Smiley Güller de ise, Onur abi hep köksüz budama fazlası güller gönderdi. Bunda da durum tam tersi. Torf kullanırken gülleri bir türlü yaşatamadım. Ama şimdi torfsuz halde, son gelen güller gayet keyifli. Kriptolarda ise iki şekilde de bir değişikli yok. Hep aynı ve bence iyiler. Yalnız Hemianthus konusunda çok dertliyim. Çok güzel ve aslında su şartları yetişmesine çok  elverişli oduğu halde (besin açısından, suda bol bol azot var ve hemiantus da bildiğim kadarıyla elofes, su mercimeği gibi çok azotu seviyor) cüce vatozlar ve artık bayağı irileşen çöpçüler sayesinde bir türlü yerinde tutamıyorum. Çok kırılgan olduklarından hemen parçalanıyorlar.
Kayıtlı

Klavyem Sürçerse Affola... Smiley

           
numanjii
Bitkili lepistes akvaryumu
FORUM YÖNETİMİ
*
ADI-SOYADI Numan İŞCAN
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 33
KONUM Tekirdağ
KAYIT TARİHİ 08 Aralık 2007, 18:51:07
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 2536
Konu Sayısı: 82
Bu iletiyi değerlendir +466/-2
İLETİŞİM
Lepistes, C.vatoz, Çöpçü, salyangoz, Kiraz karides

Çevrimdışı
« Yanıtla #9 : 09 Aralık 2011, 02:08:07 »

Serhat hocam, ilk kurulumda dikkatli olunduğunda elyaf kullanmadan da kumu serersek sorun olmuyor. Ama dip karıştıran çöpçü gibi balıklar ve kendine yuva yapmak isteyen vatoz erkekleri kumla oynadıkça alttaki torfun suya karışma riski artıyor.
Kayıtlı

Klavyem Sürçerse Affola... Smiley

           
Serhat ARSLAN
***
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 45
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #10 : 12 Aralık 2011, 02:39:54 »

Bugün 2 gündür yapmış olduğum malzeme toplama telaşını bitirip 3 akvaryumun tabanlarını komple değiştirdim.

1'inci Akvaryum (105 litre): Torf, kedi kumu (diatomit), mercan kırığı, lav kırığı, Aquaclay karışımı
2'inci Akvaryum (65 Litre küp): Torf, kedi kumu (diatomit+zeolit), dere kumu
3'üncü Akvaryum (50 litre küp): Torf (torf, kestane toprağı, doğal katkılı torf), kedi kumu (zeolit), lav kırığı, Aquaclay

İzlenimler:

1. Hepsi daha önce denemediğimden garip geldi. Smiley Kurulumda her katın arasına, elyaf konusunda soru işaretleri gitmediğinden, çiçekçilerin buket hazırlamakta kullandıkları tül türünden bir malzeme kullandım. En azından kökler rahat eder. Kedi kumu ellerinizi oldukça kurutacaktır. İnşaat harcı ile uğraşmış gibi hissedeceksiniz. İşinizi bitirince ellerinize krem sürmek zorundasınız.

2. Tüm akvaryumlarda zeolit ve diatomitin özelliği nedeniyle ilk dolumda yoğun bir gaz çıkışı oldu. Bu beklediğim bir şeydi. Kullanmak isteyen arkadaşlar tavsiyem, suyu çok yavaş eklesin ve tüm zeolit ya da diatomit ıslanıp yavaşça şişinceye kadar devam etsin. Yaklaşık yarım cm su tabanın üstüne çıkıncaya kadar sabır gösterin. Daha sonra normal bir tabana su koyar gibi su eklemeye devam edebilirsiniz. Bu iş için ben bir parça strafor köpük kullanıyorum. Su ekledikçe yüzmeye devam ettiği için sıfır hata ile işinizi tamamlıyorsunuz.

3. Su yarıya geldiğinde 3 saat bekleyip tüm suların pH'sını ölçtüm. Bu sadece bu malzemeleri ilk denediğim için meraktandı. Sıradan dinlenmemiş taze musluk suyu kullandım. Suyun pH'ı 6.7 civarındaydı. Akvaryuma ekledikten 3 saat sonra su pH'ı 6.7 civarında ve hiç değişmemişti. 20 litreye 5 ml Sera su hazırlayıcı kullandım.

4. pH'ı 7 yapmak hep kullandığım bir yöntemdir. Doğru mu bilmiyorum. Bu  amaçla yemek sodası kullandım. Ölçüsü yok, sadece pH metre ile ölçme ve soda ekleme. Kullandığım pHmetre elektronik ve Devlet Malzeme Ofisi kayıtlı. pH kiti kullanacak arkadaşlara uyarı: Test kitleri bu iş için size ek maliyet getirecektir.

5. Tabana dekor olarak fazla seçeneğim yoktu. Birkaç kök, 2-3 doğal çökelti kayaları vesaire. Neticede dekoru beğenmedim. Ama seçenek de yok. Aybaşına yeni dizayn. Smiley

6. Bitkileri eklerken, Aquaclay kullananların çok yetenekli olduğunu anladım. Çünkü Aquaclay su ile neredeyse eşit özgül ağırlıkta. Her bitki dalını en az 3 sefer diktim. İnatla uçarak çıktı. Verdiğim paraya acıdım. Dikim açısından en güzel, en doğal ve en kullanışlı, olağanüstü malzemenin malzemesinin doğa tarafından yaratılmış olan dere kumu olduğuna karar verdim. En kısa zamanda tüm tabanlar en az 2 cm dere kumu ile yükseltilecek.

7. Kalan 1/3'lük suyun çoğunu yeni, kalanını (2-3 litre kadar) oturmuş akvaryum suyu ile tamamladım. Amaç taban maddede gaz çıkışını gözlemek.

8. Tüm tanklarda hiçbir dezenfektan kullanmadım.

9. Tanklarda gerekli olması durumunda nitrit değerlerinin artması, alg oluşumu vesasire, hidrojen peroksit kullanmayı planlıyorum. Etkisi tüm su kirleticileri ucuza ve güvenli çökeltmek ve tüm bakterilerde ani bir ölüm (aslında sucul organizmaların çoğunda akut ölüm yapıyor). Bunun kullanımı biraz sorunlu. Daha önce kullanmamış arkadaşlara önermiyorum. Çok küçük özet bilgi vermek istiyorum. Çevre dostu bir dezenfektandır. Gıda sektöründe koruyucu ve dezenfektan olarak kullanılır. Atık su arıtma tesislerinde su arıtımında suya çözünmüş oksijen sağlamada ve sudaki organik–inorganik kirleticilerin giderilmesinde kullanılır. Neticede hidrojen ve oksijen olarak havaya karışır. Küçük dozlarda kullanılmalıdır. Çünkü kağıt sektöründe ağartıcı olarak kullanıldığından fazla dozlarda bitkilerin selülotik yapılarına zarar verebilir. En iyisi bitki eklemeden ya da bitkiler çıkarıldıktan sonra kullanmaktır.

10. Gübre olarak ne kullanırım diye uzunca reyonlarda dolaştım. Sonunda organik zakkum gübresine karar verdim. İçindeki nitrit, zararlı, ama onuda diatomit ve zeolit tutacak. Amonyak formunda salacak. Yine de bu tip gübrelerde en değerli iz element olan bor var. Hem de su da çözünür formda. Hani bitki büyür ama bir türlü istediğiniz zerafeti kazanamaz ya, bor bu işi hallediyor. Bahçe bitkilerinde. Sad Bakalım sucul hayatta n'olacak... Smiley İşin kötü tarafı, kullanım dozu açıklayıcı değildi.  1 kapak diyordu. Biraz da şansıma güveneyim diyerek, Sera'nın sıvı gübresinde önerilen dozun 4'e bölünmüş şeklini en az doz olarak düşündüm. Damlalıkla suya damlattım. Her 20 litreye bir damla. Sonrasında, gidişata göre dozlama ayarı yapmayı planlıyorum.  kahve

Bu gübreyi seçmemdeki en önemli neden, tüm iz elementlerin bor dahil şelatlı ve suda çözünür formda ppm düzeyinde olması. Diğerleri NPK temelli ve nitrat patlamasından başka bir gelişme beklenmez. Aslında aklımda Ege Kimya'nın çıkardığı organik damla sulama gübresi vardı, ama bulamadım. 8 litrelik porsiyonlar halinde satılıyor. Bu aldığım 3 litre ve 19 Lira idi. Sera'nın ürünü 200 litrelik suya yetecek kadar ve en son aldığımda 17 Lira idi. Smiley Yani aklımca, her hafta yeni bir ürün almaktan kurtuldum.  serefe Umarım zararlı çıkmam.  kurallar Zaten iz miktar kullandım. Torftaki organik yükü ilk aşamada fazlasıyla yetecektir.  dalga

11. Ben suyu nötr tuttuğum ve su hazırlayıcı kullandığım için hemen canlı eklemekte sakınca görmüyordum. Ama bu sefer dezenfektan eklemediğimden, şu an tanklar boş çalışıyor.  metalci

Şimdilik bu kadar.  alkis

Not: Bu kadar şey aldım. fotoğraf makinesine pil almayı unuttuğumdan fotoğraf çekemedim. Aybaşında yeni düzenlemede ekleyip önerilerini bekliyor olacağım.  cigara
Kayıtlı
numanjii
Bitkili lepistes akvaryumu
FORUM YÖNETİMİ
*
ADI-SOYADI Numan İŞCAN
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 33
KONUM Tekirdağ
KAYIT TARİHİ 08 Aralık 2007, 18:51:07
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 2536
Konu Sayısı: 82
Bu iletiyi değerlendir +466/-2
İLETİŞİM
Lepistes, C.vatoz, Çöpçü, salyangoz, Kiraz karides

Çevrimdışı
« Yanıtla #11 : 12 Aralık 2011, 12:05:43 »

Smiley
Kayıtlı

Klavyem Sürçerse Affola... Smiley

           
Serhat ARSLAN
***
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 45
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #12 : 12 Aralık 2011, 12:53:35 »

Onur kızmış, Aquaclay'in özel isim olduğunu bilmiyordum. Devlet Malzeme Ofisi'ni görmedim bile. Smiley Yorum da yazsaydın iyi olacaktı. Sabah baktım, Aquaclay zemin 6-7 bitkiyi bırakmış. Soğanlı bitkileri derine nasıl gömebiliriz ki. Smiley Daha köklenmemiş budama bitkilerin ve soğanlı bitkinin tamamı yüzeyde dans ediyordu.

Bence Aquaclay'e para vereceğime, aynı parayla benzin alıp, Bafra yollarında hem gezip hem de kum eleseydim dere kenarından daha güzel bir iş yapmış olurmuşum.

Aquaclay sınıfta kaldı, benim nazarımda...Onur bu Aquaclay'in ne özel isimlik hali var takıntı yaptım. İşlenmiş akvaryum kili, marka değil ki. Açıkta satılıyordu.Adam açmış koca 50 kiloluk torbayı, oradan kürekle verdi. Üzerinde başka bir marka yazıyordu. Altında da Aquaclay yazıyordu. O yüzden küçük yazdım. Smiley

Kayıtlı
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 36
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 18229
Konu Sayısı: 4033
Bu iletiyi değerlendir +708/-5
İLETİŞİM
Site
İlkelerimden ödün vermem.

Çevrimdışı
« Yanıtla #13 : 12 Aralık 2011, 12:55:26 »

Epey uzun, epey bilimsel terimli bir anlatım olmuş. İki gram aklım kalmıştı, sayende ondan da oldum abi. Grin

Elyaf, torfun kuma karışıp akvaryumu tamamen çamur yığınına dönüşmemesi için kullanılır. Bitkilerin kökleri zaten elyafı delip geçer bir süre sonra. Mesela geçenlerde bombeli akvaryumumu yeniden kurdum, elyaf melyaf kalmamıştı. Smiley

Merakla bekliyorum fotoğrafları.
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

‎"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

numanjii
Bitkili lepistes akvaryumu
FORUM YÖNETİMİ
*
ADI-SOYADI Numan İŞCAN
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 33
KONUM Tekirdağ
KAYIT TARİHİ 08 Aralık 2007, 18:51:07
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 2536
Konu Sayısı: 82
Bu iletiyi değerlendir +466/-2
İLETİŞİM
Lepistes, C.vatoz, Çöpçü, salyangoz, Kiraz karides

Çevrimdışı
« Yanıtla #14 : 12 Aralık 2011, 12:58:07 »

Ürünü ilk markalaştıran firma sanırım Aquaclay. Dolayısıyla ilk çıkan isim benzer ürünlerde kalıcı oluyor. Her PVC pencere sistemlerinin Pimapen, her ocak tüpünün Aygaz olması gibi. Smiley Smiley
Hocam dediiniz gibi ürün pişirilmiş kil. Ve sizinde tespit ettiğiniz gibi çok kullanışsız. Ama bitkilerin tutunması için dere kumu kullanıp, Aquaclay'ı da üste sererseniz sorun kalmaz sanırım.
Kayıtlı

Klavyem Sürçerse Affola... Smiley

           
Serhat ARSLAN
***
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 45
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #15 : 12 Aralık 2011, 16:37:52 »

Elyaf yerine çiçekçiden bedava delikli elek tülü gibi bir şey aldım.  pasta İkisi de sentetik neticede diye düşündüm, fikrimce. Yanlış mı? Doğru mu? Anlamak için vakit lazım.

Torf, toprak yapısında olmadığından suda süspansiyon formunda dağılabilecek partikül büyüklüğüne sahip değildir. Bu konuda endişeye bile gerek olmasa da insan yine de korkuyor.  Benim araya elek koymamdaki maksat hem bu korkudan, biraz da dostlar alışverişte görsün. Smiley Teknik terim yok da Onur, yazım hatası çokmuş. Gecenin köründe işim bitince yazayım dediydim. Diğer yazım hatalarını yorgunluktabn diyelim artık, ciddi anlamda fark etmemişim. Aslında incelemiştim. Anladığım kadarıyla, bu klavye hatası değilmiş, benim hatammış. Klavye hatasının arkasına artık sığınmamak lazım. computer Yani hata bendeymiş. Klavye tamam bazen harfleri basmıyor. Bunu atmadım. Ama ben de çok hatalı yazar olmuşum. Bunu anlamış bulundum. Yaşlandık, kabul.  yuu Ama Aquaclay, küçük mü? Yoksa büyük harfle mi başlar diye düşündüm. Yemin ederim düşündüm.  cigara1

Numan, ay sonu malum, bitkiler çürüyordu. Dikilmeleri lazımdı. Dere kumunu getirmek için yeterli benzin yoktu. Bu yüzden bir tercih hakkım vardı. Onu da yanlış kullanmışım. Dere kumu hakkında şu kadarını söyleyeyim. Hem getirirken hem de yıkarken elerken, deli mi öptü aynı paraya adam gibi kum al diye çok kızmıştım kendime. Çünkü gidiş dönüş benzin parası ve hazırlıktaki yorgunluk, ticari ürünü kat kat geçiyor. Ama, daha bir ay olmadı, 30x30x30 küpten 3 dal limon söktüm. Zaten saçak kök olduğundan geniş alana yayılıyor ama, köklenmeyi görmenizi isterdim. Diktiğimde hepsinin 1 tane o da çok seyrek kökleri vardı. BHele Hemientus'ların rizomlarını görünce dere kumunu tek geçerim diyorum ben, her zahmete değer. Yeter ki alındığı kaynak sağlam olsun. Kaldı ki ben Taflan deresinden almıştım. Daha Derbent'e gidip malzeme alamadım. Orası demek ki uçuracak. Torfu da göreceğiz bakalım. Nasıl destekleyecek, benim derenin kumunu. Yalnız, durumu riske etmemek için aybaşında bir seferlik Sera gübre alacağım. Misket gübre bulamadım. O yüzden mecbur tarım gübresi koydum. Yalnız toprak tarımında kullanılan sıvı gübrelerin içeriğini çok dikkatli okumak lazım. NPK temeli üzerine oturtulmuş olanlarla ancak, buğday mısır yetiştirilir. Bir de bu tip olanların çoğunda ne işe yarar anlamadım, klor kullanılmış. Sanırım nitrat formunu bağlamak içindir.

Sucullar için kullanılan birçok gübrede K2O yazar. Bu suda eriyebilen potasyum bileşiğidir. Birçok organik sıvı tarım gübresinde ve aynı zamanda Sera'da da bulunur. Zaten bulunmak zorunda, meyve ağaçları konumuz değil bu kısmı geçersek. Çürükçül beslenen bitki-hayvan ara formlar (mantargiller ve bazı etçil avcı bitkiler) hariç tüm bitkilere potasyum dikimden başlayarak artan dozlarda uygulanmak zorundadır. Potasyuma boğmadan tabii. Smiley Çünkü potasyum gelişme ve köklenmede son derecede hayati bir element. Yokluğunda ya da azlığında yeni filizler veya köklerden çıkan dallarla (bilimsel adını söylemiyorum, aklıma geldi Onur kızıyor, merak edenler rizom diye bakabilir) yayılan bitkilerde, cılız ve görüntü ve renk bozuklukları görülür.

Aha potasyumun bitkilerde marifeti... Bizdeki protein etkisi gibi...

Potasyum, bitkilerin su ve besin elementi alımında önemli rol oynar. Topraktan yeterli potasyumu alamayan bitkilerde yeterli su alıp depolama (turgor) hadisesi görülmez. Bu nedenle de yapraklar pörsür, aşağı doğru sarkar ve kenarları önce açık yeşil daha sonra kahverengi bir renk alarak ölü dokular meydana gelir. Bitki dona ve mantari hastalıklara karşı hassas olur. Potas eksikliği hat safhada ise bitkide yaprak kavrulması ve kahverengi yaprak lekeleri meydana gelir.

Kaynak: http://www.iztar.com.tr/index.php?option=com_content&Itemid=89&catid=34&id=79&view=article

Bu linkteki gübre, organik ve bu firmayı biliyorum. Güvenilir ürünler satıyor. Bunu bulursanız. Kaçırmayın derim. Toprak için verilen ölçüyü en az 100'e bölün başlangıçta 1/100 sonra duruma göre artırın. Ama kesinlikle 5/100ü geçmeyin. Organik içerik olduğundan ve en önemlisi kullanılan fosfat formu ve suda birikebilen yapısı bizim için yıkıcı etki yapabilir. Suyun organik yükünü bozmanın alemi yok. Smiley Ancak yine de hatırlatmak isterim. Akvaryum şusu, akvaryum busu, değil. Hepsi topraktan besleniyor. Sentetik yani kimyasal olmamak kaydıyla, doğada zaten her çeşit topraktan her çeşit madde suda bulunur. Kızılırmak, doğduğu Sivas, Kızıldağ'dan başlayıp tüm İç Anadolu'yu turlayarak Samsun'a ulaşıyor. Sonra, Samsun, Bafra'dan denize dökülüyor. Amazon ona keza. 1900-2000 km mesafeden aklımda değil tam olarak, neredeyse her türlü iklimden geçip, gezip bu arada neredeyse bilinen tüm farklı organik yükten örneği çözerek bünyesinde topluyor. En fazla çeşitlilik yine deltasında. Aynen Kızılırmak gibi. Niye, maksimum organik yüke ve besleyiciliğe sahip. Bizim tek farkımız bizim akvaryumlardaki sular biyere dökülmüyor. Bunun şu anlama gelmesi gerekmez mi? Akvaryum suyunun, iz miktarda da olsa her şeyi taşıması lazım.  Madem doğadaki suyu taklit ediyoruz. Onun gibi sürekli su değiştirelim. Ama organik yük hep iz miktarda bulunsun. Bence, kimyasal kirleticiler ve patojen (hastalık yapan) mikroorganizmalarla parazitler hariç herşeyi iz miktarda ya da eser miktarda suyumuzda bulundurmamız lazım. Bu nedenle aslında bakarsanız pirinç için kullanılan gübreler en güzelidir.  Ne varsa suda kullanılabilir formda ve göreceli en ucuz materyaldir. Ama onlarda da sivrisinek için kimyasal var. Sad

Neticede, ticari ürünlerin hepsi birbirinin muadili. Hatta aynısı. Dün gübreleri incelerken bunu net olarak fark ettim. Bakın ticari kandırmacaya...

Aldığım ürünü satan firmanın benzer 5 farklı etiketle sunumu var. Görünürde hepsi farklı btiki gruplarına hitap ediyor. Ölçekleme de buna uygun yapılmış. Benim aldığım ürün sanki sadece zakkumda kullanılıyor gibi gösterilmiş. Bunun için etikete: "Akdeniz ikliminin yapısına uygun klorsuz olarak üretilmiştir. Akdeniz bitkisi olan zakkumlarınızın sonraki mevsime hazırlanabilmesi için topraktan eksilen besin maddeleri ve iz elementler bitki için en uygun formda sunulmuştur." yazmışlar. İçerik aklımda değil şimdi eve gidince merak edenlere yazarım.

En büyüğü satış miktarının 500 ml olduğu  bir başka ürüne baktım. Evde kaktüs yetiştirmek için "Organik Kaktüs Gübresi."

Smiley Sunuş: "Severek aldığınız kaktüsünüzün uzun yıllar yaşaması ve neşeli görünmesi için gereken tüm besin maddelerini içerir organik sıvı gübredir". Smiley İçerik aynı. Hem de birebir aynı idi. Fiyat 3 litre olan zakkum gübresinde 19 Lira, 500 ml olan kaktüs gübresinde 11 Lira, yani litresi 22 Lira'ya geliyor. Geçelim diğer kata, sebze gübresi, çiçekli bitki gübresi, yapraklı bitki gübresi ve en komiği (bana komik geldi) "Ortanca Gübresi". Smiley Yuh dedim. Hepsi organik hepsi sıvı ve hepsi Edta ile şelatlı mineral ve iz element sunuyor. K2O var, azot var, amonyak formu var. Kesinlikle nitrit ve üre içermez uyarısı da tamam. Bize düşen, en az klorlusunu seçmek ve fiyatta kanmamak. Evde bakılan bitkiler için klor da manasız. Bizim için aslında çok küçük miktarlarda kullandığımızdan, gereksiz bir ayrıntı olsa da benim gibi zamanla birikir mi endişesi taşıyanlar, gübrelemeden sonra ardından 1 damla Aquatan damlatabilir.

Gübre seçiminde ben bor ve potasyum formuna dikkat ettim. Çünkü sucul bitkilerde potasyum mutlaka K2O formu olmalıdır. Bor olmazsa olmazdır. Şebeke suyunda hiç yok çünkü. Kalan iz elementlerin de şelatlı olması ya da suda çözünebilir formda yazmaları yeterlidir. Zaten o gübreyle gelebilecek 1 mg Edta sudan da gelebilecek birçok minerali bağlayabilir. Aquatan'ın yaptığı iş buna benzer bir şey.  

Sera'nın bunlara tek üstünlüğü hümik asit bulundurmasıdır. Bunlarda da zaten toprak da olacağından doğal olarak hümik asit yoktur. Demek ki Sera'nın o kadar kısa zamanda etki göstermesinin sihri hümik asitten geliyor, diye düşünüyorum.

Neyse, Sera insaflıymış yine dedim. Düşünseniz, zeminde yayılan sucul bitkiler için gübre, Orta alan bitkileri için gübre, arka plan için gübre, yüzey bitkileri için gübre, terraryumlar için gübre. Smiley

Bu arada;

Hümik asit için aklıma çözüm geldi. Fazlası suyumuzun görüntüsü açısından sakıncalı madem. Poşet çaylar gibi süzgeç kağıda küçük miktarlarda humuslu toprak koyup, 1 ya da 2 gün suda bekletmeyi planlıyorum. Sonrasını doğa halleder.

Neyse, haksızsam 1 aya kokusu çıkar. Benim bitkiler çürür. Ben de buradan Sera'dan özür dilerim.

Eğer sıkılmayıp buraya kadar okuduysanız. Onur kesin okur, şu na kadar yazım hatası bulamadı ya. Hatasız tek yazım. Umarım gözden kaçan harf hatası yazım hatası yoktur.

Özellikle küp akvaryumlarda olmak üzere tüm akvaryumlarda dikim yaparken belirli bir süre sonra kafanızdaki plan alt üst oluyor mu? Aklımdaki planla yaptığım arasında dağlar kadar fark oldu. Sonunda bitti dediğimde, hiçbir düşündüğümü yapamamış olduğumu gördüm. Buna biraz da Aquaclay sorunu neden olsa da  yine de yapamadım. Bu yüzden ben elle dikim yerine bitki dikim kıskacı kullanmayı planlıyorum. Elle dikimde ortalık birbirine giriyor. Bu aleti kullanan var mı? Kullanımı faydalı mı?


Kayıtlı
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 36
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 18229
Konu Sayısı: 4033
Bu iletiyi değerlendir +708/-5
İLETİŞİM
Site
İlkelerimden ödün vermem.

Çevrimdışı
« Yanıtla #16 : 12 Aralık 2011, 16:48:55 »

Grin Gene buldum ama çaktırma... Aquaclay markadır, marka adları büyük harfle başlar (logoları küçük harfle başlatılmış olsa bile adlarını yazarken büyük harfle başlatmalıyız).

Ben de uzun uzun yazıyorum sanıyordum. Sen destan yazıyormuşsun be abi. Grin
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

‎"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

mavievren
FORUM YÖNETİMİ
*
ADI-SOYADI Evren Biçer
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 33
KONUM ANTALYA
KAYIT TARİHİ 21 Aralık 2009, 22:40:03
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 4586
Konu Sayısı: 107
Bu iletiyi değerlendir +653/-0
İLETİŞİM
Gerçek doğasever, her canlıyı ayırmadan sever.

Çevrimdışı
« Yanıtla #17 : 12 Aralık 2011, 22:02:36 »

Serhat Bey hakikaten destan yazmış. Grin

Bu kadar destandan sonra fotoğrafları merakla bekliyorum ben de. Wink
Kayıtlı

Sadece ihtiyacın olanı al ve toprağı bulduğun gibi bırak!
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 36
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 18229
Konu Sayısı: 4033
Bu iletiyi değerlendir +708/-5
İLETİŞİM
Site
İlkelerimden ödün vermem.

Çevrimdışı
« Yanıtla #18 : 12 Aralık 2011, 22:51:54 »

Zaten bu kadar destan yazdıktan sonra fotoğraf eklemeyenleri atıyoruz forumdan. Grin Şaka bir yana, ben de iyice merak etmeye başladım fotoğrafları. Wink
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

‎"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Serhat ARSLAN
***
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 45
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #19 : 12 Aralık 2011, 22:56:36 »

Aquaclay rezilliğini göstermek adına mutlaka çekeceğim. Hele bir pil alayım. Alt tarafı 3 kuruşluk pil demeyin. Çarşıya çıkmam lazım. Dolmuşla 45 dakika... Mesai bitiminde hava kararıyor. Tek şansım haftasonu...
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
TurkeyRank.Com - Pagerank Servisi
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.916 Saniyede 49 Sorgu ile Oluşturuldu