Lepistes Kulübü; lepistes hakkında her şey (ülkemizin ilk ve en köklü lepistes topluluğu)
20 Nisan 2014, 01:34:06 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: YENİ ÜYELİK SİSTEMİMİZ HAKKINDA (FORUMA ÜYE OLMAK İSTEYENLER LÜTFEN BURAYA TIKLASINLAR).
 


Sayfa: 1 [2] 3   Aşağı git Konuyu Okumuş Olanlar
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler  (Okunma Sayısı 5369 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Serhat ARSLAN
Forum Müdavimi
*
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 44
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #15 : 12 Aralık 2011, 16:37:52 »

Elyaf yerine çiçekçiden bedava delikli elek tülü gibi bir şey aldım.  pasta İkisi de sentetik neticede diye düşündüm, fikrimce. Yanlış mı? Doğru mu? Anlamak için vakit lazım.

Torf, toprak yapısında olmadığından suda süspansiyon formunda dağılabilecek partikül büyüklüğüne sahip değildir. Bu konuda endişeye bile gerek olmasa da insan yine de korkuyor.  Benim araya elek koymamdaki maksat hem bu korkudan, biraz da dostlar alışverişte görsün. Smiley Teknik terim yok da Onur, yazım hatası çokmuş. Gecenin köründe işim bitince yazayım dediydim. Diğer yazım hatalarını yorgunluktabn diyelim artık, ciddi anlamda fark etmemişim. Aslında incelemiştim. Anladığım kadarıyla, bu klavye hatası değilmiş, benim hatammış. Klavye hatasının arkasına artık sığınmamak lazım. computer Yani hata bendeymiş. Klavye tamam bazen harfleri basmıyor. Bunu atmadım. Ama ben de çok hatalı yazar olmuşum. Bunu anlamış bulundum. Yaşlandık, kabul.  yuu Ama Aquaclay, küçük mü? Yoksa büyük harfle mi başlar diye düşündüm. Yemin ederim düşündüm.  cigara1

Numan, ay sonu malum, bitkiler çürüyordu. Dikilmeleri lazımdı. Dere kumunu getirmek için yeterli benzin yoktu. Bu yüzden bir tercih hakkım vardı. Onu da yanlış kullanmışım. Dere kumu hakkında şu kadarını söyleyeyim. Hem getirirken hem de yıkarken elerken, deli mi öptü aynı paraya adam gibi kum al diye çok kızmıştım kendime. Çünkü gidiş dönüş benzin parası ve hazırlıktaki yorgunluk, ticari ürünü kat kat geçiyor. Ama, daha bir ay olmadı, 30x30x30 küpten 3 dal limon söktüm. Zaten saçak kök olduğundan geniş alana yayılıyor ama, köklenmeyi görmenizi isterdim. Diktiğimde hepsinin 1 tane o da çok seyrek kökleri vardı. BHele Hemientus'ların rizomlarını görünce dere kumunu tek geçerim diyorum ben, her zahmete değer. Yeter ki alındığı kaynak sağlam olsun. Kaldı ki ben Taflan deresinden almıştım. Daha Derbent'e gidip malzeme alamadım. Orası demek ki uçuracak. Torfu da göreceğiz bakalım. Nasıl destekleyecek, benim derenin kumunu. Yalnız, durumu riske etmemek için aybaşında bir seferlik Sera gübre alacağım. Misket gübre bulamadım. O yüzden mecbur tarım gübresi koydum. Yalnız toprak tarımında kullanılan sıvı gübrelerin içeriğini çok dikkatli okumak lazım. NPK temeli üzerine oturtulmuş olanlarla ancak, buğday mısır yetiştirilir. Bir de bu tip olanların çoğunda ne işe yarar anlamadım, klor kullanılmış. Sanırım nitrat formunu bağlamak içindir.

Sucullar için kullanılan birçok gübrede K2O yazar. Bu suda eriyebilen potasyum bileşiğidir. Birçok organik sıvı tarım gübresinde ve aynı zamanda Sera'da da bulunur. Zaten bulunmak zorunda, meyve ağaçları konumuz değil bu kısmı geçersek. Çürükçül beslenen bitki-hayvan ara formlar (mantargiller ve bazı etçil avcı bitkiler) hariç tüm bitkilere potasyum dikimden başlayarak artan dozlarda uygulanmak zorundadır. Potasyuma boğmadan tabii. Smiley Çünkü potasyum gelişme ve köklenmede son derecede hayati bir element. Yokluğunda ya da azlığında yeni filizler veya köklerden çıkan dallarla (bilimsel adını söylemiyorum, aklıma geldi Onur kızıyor, merak edenler rizom diye bakabilir) yayılan bitkilerde, cılız ve görüntü ve renk bozuklukları görülür.

Aha potasyumun bitkilerde marifeti... Bizdeki protein etkisi gibi...

Potasyum, bitkilerin su ve besin elementi alımında önemli rol oynar. Topraktan yeterli potasyumu alamayan bitkilerde yeterli su alıp depolama (turgor) hadisesi görülmez. Bu nedenle de yapraklar pörsür, aşağı doğru sarkar ve kenarları önce açık yeşil daha sonra kahverengi bir renk alarak ölü dokular meydana gelir. Bitki dona ve mantari hastalıklara karşı hassas olur. Potas eksikliği hat safhada ise bitkide yaprak kavrulması ve kahverengi yaprak lekeleri meydana gelir.

Kaynak: http://www.iztar.com.tr/index.php?option=com_content&Itemid=89&catid=34&id=79&view=article

Bu linkteki gübre, organik ve bu firmayı biliyorum. Güvenilir ürünler satıyor. Bunu bulursanız. Kaçırmayın derim. Toprak için verilen ölçüyü en az 100'e bölün başlangıçta 1/100 sonra duruma göre artırın. Ama kesinlikle 5/100ü geçmeyin. Organik içerik olduğundan ve en önemlisi kullanılan fosfat formu ve suda birikebilen yapısı bizim için yıkıcı etki yapabilir. Suyun organik yükünü bozmanın alemi yok. Smiley Ancak yine de hatırlatmak isterim. Akvaryum şusu, akvaryum busu, değil. Hepsi topraktan besleniyor. Sentetik yani kimyasal olmamak kaydıyla, doğada zaten her çeşit topraktan her çeşit madde suda bulunur. Kızılırmak, doğduğu Sivas, Kızıldağ'dan başlayıp tüm İç Anadolu'yu turlayarak Samsun'a ulaşıyor. Sonra, Samsun, Bafra'dan denize dökülüyor. Amazon ona keza. 1900-2000 km mesafeden aklımda değil tam olarak, neredeyse her türlü iklimden geçip, gezip bu arada neredeyse bilinen tüm farklı organik yükten örneği çözerek bünyesinde topluyor. En fazla çeşitlilik yine deltasında. Aynen Kızılırmak gibi. Niye, maksimum organik yüke ve besleyiciliğe sahip. Bizim tek farkımız bizim akvaryumlardaki sular biyere dökülmüyor. Bunun şu anlama gelmesi gerekmez mi? Akvaryum suyunun, iz miktarda da olsa her şeyi taşıması lazım.  Madem doğadaki suyu taklit ediyoruz. Onun gibi sürekli su değiştirelim. Ama organik yük hep iz miktarda bulunsun. Bence, kimyasal kirleticiler ve patojen (hastalık yapan) mikroorganizmalarla parazitler hariç herşeyi iz miktarda ya da eser miktarda suyumuzda bulundurmamız lazım. Bu nedenle aslında bakarsanız pirinç için kullanılan gübreler en güzelidir.  Ne varsa suda kullanılabilir formda ve göreceli en ucuz materyaldir. Ama onlarda da sivrisinek için kimyasal var. Sad

Neticede, ticari ürünlerin hepsi birbirinin muadili. Hatta aynısı. Dün gübreleri incelerken bunu net olarak fark ettim. Bakın ticari kandırmacaya...

Aldığım ürünü satan firmanın benzer 5 farklı etiketle sunumu var. Görünürde hepsi farklı btiki gruplarına hitap ediyor. Ölçekleme de buna uygun yapılmış. Benim aldığım ürün sanki sadece zakkumda kullanılıyor gibi gösterilmiş. Bunun için etikete: "Akdeniz ikliminin yapısına uygun klorsuz olarak üretilmiştir. Akdeniz bitkisi olan zakkumlarınızın sonraki mevsime hazırlanabilmesi için topraktan eksilen besin maddeleri ve iz elementler bitki için en uygun formda sunulmuştur." yazmışlar. İçerik aklımda değil şimdi eve gidince merak edenlere yazarım.

En büyüğü satış miktarının 500 ml olduğu  bir başka ürüne baktım. Evde kaktüs yetiştirmek için "Organik Kaktüs Gübresi."

Smiley Sunuş: "Severek aldığınız kaktüsünüzün uzun yıllar yaşaması ve neşeli görünmesi için gereken tüm besin maddelerini içerir organik sıvı gübredir". Smiley İçerik aynı. Hem de birebir aynı idi. Fiyat 3 litre olan zakkum gübresinde 19 Lira, 500 ml olan kaktüs gübresinde 11 Lira, yani litresi 22 Lira'ya geliyor. Geçelim diğer kata, sebze gübresi, çiçekli bitki gübresi, yapraklı bitki gübresi ve en komiği (bana komik geldi) "Ortanca Gübresi". Smiley Yuh dedim. Hepsi organik hepsi sıvı ve hepsi Edta ile şelatlı mineral ve iz element sunuyor. K2O var, azot var, amonyak formu var. Kesinlikle nitrit ve üre içermez uyarısı da tamam. Bize düşen, en az klorlusunu seçmek ve fiyatta kanmamak. Evde bakılan bitkiler için klor da manasız. Bizim için aslında çok küçük miktarlarda kullandığımızdan, gereksiz bir ayrıntı olsa da benim gibi zamanla birikir mi endişesi taşıyanlar, gübrelemeden sonra ardından 1 damla Aquatan damlatabilir.

Gübre seçiminde ben bor ve potasyum formuna dikkat ettim. Çünkü sucul bitkilerde potasyum mutlaka K2O formu olmalıdır. Bor olmazsa olmazdır. Şebeke suyunda hiç yok çünkü. Kalan iz elementlerin de şelatlı olması ya da suda çözünebilir formda yazmaları yeterlidir. Zaten o gübreyle gelebilecek 1 mg Edta sudan da gelebilecek birçok minerali bağlayabilir. Aquatan'ın yaptığı iş buna benzer bir şey.  

Sera'nın bunlara tek üstünlüğü hümik asit bulundurmasıdır. Bunlarda da zaten toprak da olacağından doğal olarak hümik asit yoktur. Demek ki Sera'nın o kadar kısa zamanda etki göstermesinin sihri hümik asitten geliyor, diye düşünüyorum.

Neyse, Sera insaflıymış yine dedim. Düşünseniz, zeminde yayılan sucul bitkiler için gübre, Orta alan bitkileri için gübre, arka plan için gübre, yüzey bitkileri için gübre, terraryumlar için gübre. Smiley

Bu arada;

Hümik asit için aklıma çözüm geldi. Fazlası suyumuzun görüntüsü açısından sakıncalı madem. Poşet çaylar gibi süzgeç kağıda küçük miktarlarda humuslu toprak koyup, 1 ya da 2 gün suda bekletmeyi planlıyorum. Sonrasını doğa halleder.

Neyse, haksızsam 1 aya kokusu çıkar. Benim bitkiler çürür. Ben de buradan Sera'dan özür dilerim.

Eğer sıkılmayıp buraya kadar okuduysanız. Onur kesin okur, şu na kadar yazım hatası bulamadı ya. Hatasız tek yazım. Umarım gözden kaçan harf hatası yazım hatası yoktur.

Özellikle küp akvaryumlarda olmak üzere tüm akvaryumlarda dikim yaparken belirli bir süre sonra kafanızdaki plan alt üst oluyor mu? Aklımdaki planla yaptığım arasında dağlar kadar fark oldu. Sonunda bitti dediğimde, hiçbir düşündüğümü yapamamış olduğumu gördüm. Buna biraz da Aquaclay sorunu neden olsa da  yine de yapamadım. Bu yüzden ben elle dikim yerine bitki dikim kıskacı kullanmayı planlıyorum. Elle dikimde ortalık birbirine giriyor. Bu aleti kullanan var mı? Kullanımı faydalı mı?


Kayıtlı
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 7491


View Profile
Re: Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
« Posted on: 20 Nisan 2014, 01:34:06 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi, öncelikle sitemize hoş geldiniz. Ben Lepistes Kulübü Robot Moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. Sitemize üye olmadan da yazıları okuyabilirsiniz, ancak bazı bölümlerde ziyaretçiler kısıtlandığı için bazı bölümleri göremezsiniz. Sitemize üye olursanız fotoğraf ve videolar paylaşabilirsiniz, yazılar paylaşabilirsiniz, sorular sorabilirsiniz, sorulan sorulara cevaplar verebilirsiniz. LK, ülkemizin ilk ve en köklü lepistes kulübüdür. Taklitlerimizden sakının! İyi eğlenceler...

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler lepistes, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler endler, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler Poeciliidae, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler Poecilia reticulata, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler lepistes üretimi, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler lepistes yavruları, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler gambusya, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler paludaryum, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler akvaryum, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler plati, Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler velifera
Logged
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 35
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 17540
Konu Sayısı: 3707
Bu iletiyi değerlendir +669/-2
İLETİŞİM
Site
İlkelerimden ödün vermem.

Çevrimdışı
« Yanıtla #16 : 12 Aralık 2011, 16:48:55 »

Grin Gene buldum ama çaktırma... Aquaclay markadır, marka adları büyük harfle başlar (logoları küçük harfle başlatılmış olsa bile adlarını yazarken büyük harfle başlatmalıyız).

Ben de uzun uzun yazıyorum sanıyordum. Sen destan yazıyormuşsun be abi. Grin
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

‎"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

mavievren
FORUM YÖNETİMİ
*
ADI-SOYADI Evren Biçer
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 33
KONUM ANTALYA
KAYIT TARİHİ 21 Aralık 2009, 22:40:03
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 4477
Konu Sayısı: 107
Bu iletiyi değerlendir +624/-0
İLETİŞİM
Gerçek doğasever, her canlıyı ayırmadan sever.

Çevrimdışı
« Yanıtla #17 : 12 Aralık 2011, 22:02:36 »

Serhat Bey hakikaten destan yazmış. Grin

Bu kadar destandan sonra fotoğrafları merakla bekliyorum ben de. Wink
Kayıtlı

Sadece ihtiyacın olanı al ve toprağı bulduğun gibi bırak!
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 35
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 17540
Konu Sayısı: 3707
Bu iletiyi değerlendir +669/-2
İLETİŞİM
Site
İlkelerimden ödün vermem.

Çevrimdışı
« Yanıtla #18 : 12 Aralık 2011, 22:51:54 »

Zaten bu kadar destan yazdıktan sonra fotoğraf eklemeyenleri atıyoruz forumdan. Grin Şaka bir yana, ben de iyice merak etmeye başladım fotoğrafları. Wink
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

‎"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Serhat ARSLAN
Forum Müdavimi
*
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 44
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #19 : 12 Aralık 2011, 22:56:36 »

Aquaclay rezilliğini göstermek adına mutlaka çekeceğim. Hele bir pil alayım. Alt tarafı 3 kuruşluk pil demeyin. Çarşıya çıkmam lazım. Dolmuşla 45 dakika... Mesai bitiminde hava kararıyor. Tek şansım haftasonu...
Kayıtlı
mavievren
FORUM YÖNETİMİ
*
ADI-SOYADI Evren Biçer
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 33
KONUM ANTALYA
KAYIT TARİHİ 21 Aralık 2009, 22:40:03
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 4477
Konu Sayısı: 107
Bu iletiyi değerlendir +624/-0
İLETİŞİM
Gerçek doğasever, her canlıyı ayırmadan sever.

Çevrimdışı
« Yanıtla #20 : 12 Aralık 2011, 23:04:56 »

Ben de bir dönem akvaryumlarımdan birinde Aquaclay kullandım. Bitki dikimi ve tutunması zor oluyor. Bahsettiğim akvaryumu bozduğumda Aquaclay'ı da diğer kumlarımla harmanlayıp kullandım.
Kayıtlı

Sadece ihtiyacın olanı al ve toprağı bulduğun gibi bırak!
numanjii
Bitkili lepistes akvaryumu
FORUM YÖNETİMİ
*
ADI-SOYADI Numan İŞCAN
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 32
KONUM Tekirdağ
KAYIT TARİHİ 08 Aralık 2007, 18:51:07
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 2537
Konu Sayısı: 82
Bu iletiyi değerlendir +466/-2
İLETİŞİM
Lepistes, C.vatoz, Çöpçü, salyangoz, Kiraz karides

Çevrimdışı
« Yanıtla #21 : 13 Aralık 2011, 02:05:04 »

Piyasada satılan derişik ya da seyreltik sıvı gübrelerin içeriklerinin aynı olması konsunda katılıyorum. Ama bazı bitkiler bazı besin elementlerine daha fazla ihtiyaç duyabiliyor. Bu da özel bir gübre imal etmeyi gerektirebilir.
Yukarıda belirttiğiniz Ortanca bitkisine gelecek olursak. Okuduğum bölüm Bahçe bitkileri ve aldığım dersin hocası itibariyle (hocamız hobi olarak süs bitkisi yetiştiriyor, ve bunu alanı olan topraksız kültür ile yapıyor. Uygulama dersinde de biz de bu çalımalardan nasibimizi alıyor ve öğreniyoruz) ortanca bitkisinin kendinen has bir özelliğinden bahsetmek istiyorum örnek olması açısından.

Bilenler bilir, ortanca bitkisi toprağın pH durumuna göre değişik renkte açar. Toprak asidikse mavi, alkaliyse pembe olur çiçekleri. Ama topraksız kültürde bir süre sonra kök ortamı asidik hale geliyor (sürekli çözelti  verildiğinden) ama buna rağmen çiçekler mavi olmuyor. Meğerse mavi renk de tek başına pH ile ilişkili değilmiş. Burada alüminyum sülfat bu mavi rengi veriyormuş. Ama o da asidik ortam olduğunda bitki tarafından alınabiliyormuş. İş böyle olunca ortanca için hazırlanana gübreye, diğerlerinden farklı olarak aliminyum takviyesi yapılırsa, gerçekten de ortanca gübresi olmuş oluyor.
Yani bu durumda bitkiye özel gübre olması çok da abes değil. Ayrıca akvaryum bitkilerinde de bu durum söz konusu zaten. Yeşil yapraklı bitkiler genelde azot ağırlıklı beslenirken, kırmızımsı yapraklı bitkiler demiri de daha fazla isteyebiliyor. Ayrıca köklü bitkilerle köksüz bitkilerin besin istekleri de farklı olabiliyor.

Akvaryum suyundaki iz element durumuna gelecek olursak, burada da haklısınız hocam. Akvaryum suyunda hiç gübre katmasanız bile besin maddeleri bulunuyor. Zaten bizim akvaryumda istemediğimiz azot bileşikleri aslında bitkiler için birer veli nimet.Ayrıca yemlerden ve balık dışkılarından da çeşitli miktarda basin maddeleri suda bulunabiliyor. O kadar ki, Aquaponic kültür denilen bir topraksız kültür (toprak olmadan bitki yetiştiriciliği) çeşidi var. Burada bitkiler toprak yerine perlit gibi başka ortamlarda yetiştirilip besin çözeltisi verilerek besleniyor. Aquaponic kültürde ise çözelti yerine anlayacağınız gibi akvaryum suyu veriliyor. Ve sadece akvaryum suyunda bildiğiniz salata, marul yetişiyor.
Bu sistemi ayrıca bitki yetiştirmek değil, akvaryum suyunu azottan arındırmak için de kullananalar da var, bir taşla iki kuş (burada balık mı desek) vurup hem filtrasyon hem de bitki yetiştirenler de var.

Hümik asit, torf tarafından da salgılanıyor (salgılamak doğru olmadı galiba ama hocam doğrusunu yazarsanız sevinirim) bildiğim kadarıyla. Ayrıca mangrov kökü de hümik asit salgılayabiliyor.
Kayıtlı

Klavyem Sürçerse Affola... Smiley

           
Serhat ARSLAN
Forum Müdavimi
*
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 44
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #22 : 13 Aralık 2011, 03:30:56 »

Torf eğer ciddi anlamda torf yataklarından alınıp paketlenmişse kesinlik haklısın. %1-5 oranında hümik asit içerir. Komiktir, yıllanmış olsalar bile hayvan gübrelerinde hümik asit yoktur. Daha komiği ülkemizde nedense 25 yılı aşkın br süreden bu yana hala hümik asitler ithal edilmektedir. Ancak tatlı su bitkilerinin havasız ortamda ve basınç altında ve bakterilerce 50-60 bin yılda bozunması sonucu oluşan torf ta %1-5 oranında hümik asitler bulunmaktadır. Yani gerçek torf deyim yerindeyse bitki fosilidir. Yani çok değerlidir. Gerçek torf süs bitkilerinden nadide ve çok değerli bazı orkide çeşitlerinin yetiştirilmesinde kullanılır. Buradan kolayca anlayabiliriz ki torf diye yutturulan şey gerçek torf değildir. Öyle isimlendirilmiş öyle diyoruz. Eğer gerçek torf olsaydı 7 litrelik bir paketi 5-7 Lira arasında satmaları ne büyük nimet olurdu değil mi? O yüzden marangoz artığı odun parçacıklarının bakteri ortamında biraz üre marifetiyle 1 sene 2 kadar toprak altında hızlıca yanmasına (parçalanmada ortaya ısı çıkıyor üre formu azot olarak bağlanıyor) izin verilerek
torbalanıyor. İçinde az da olsa bulunabilmesi olas netce de talaş da olsa odun da olsa bitki. Bitkilerde humik asit ne kadar bulunur o da belli (hiç). Hümk asit şeker benzeri bir yapıya sahip bir polimerdir. Yaklaşık olarak 1- 2 milyon yıllık bir oluşum sürecine sahiptir. Fulvik asit oluşum ve parçalanma süresi daha kısa olduğu (yarılanma ömrü 50-60yıl ) için çoğunlukla hümik asit altında torfa eser miktar pulvarize edilir (spreylemek). Bu da artık ithalatçı firmanın insafında. Ben bu yüzden yok kabul ediyorum. Sera hümik asit yazıyor şişesinde, bence vardır. Sentetiktir ama vardır. Nasılsa bir şekilde kararlı hale gelecektir bileşik. Smiley

Ancak işin en komik ve nasıl insanların bizim tarım politikasızlığımızı yönlendirip ahkam kesiklerini vurgulamak açısından hümik asitle ilgili olarak Tarım Bakanlığı'nın izin şartnamesini aşağıya kopyalıyorum.

"Hümik asitlerin üretimi ve pazarlanması T.C Tarım Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğünün Ruhsatına bağlıdır. İlaç sınıfına tabidir. Etiket üzerine imal tarihi ve son kullanım tarihi konulması istenir.  Bu tarih aralığı 2 seneyi geçemez."

Şimdi komediyi ortaya dökelim:

Diğer gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde hümik asitler gübre yardımcısı ve toprak ıslah edici olarak kabul edilmektedir. Bakanlığın bilgisini nereden aldığı belli olamayan kişilerce bu yanlış uygulama komedi şeklinde devam etmektedir. Halbuki hümik asitler 1,5-2,5 milyon yılda oluşan kimyasal maddelerdir. Dolayısı ile fulvik asitin yarılanma ömrü bile 50-60 yıl iken, bozulmasını Bakanlık elemanının 7 ceddi de gelecek 7 kuşağı da maalesef göremeyecektir. Dinazorlar varken oluşmuş olan hümik asitler hala yer yüzünde görevlerini yapmaktadırlar.

Şimdi asıl senin bilgilendirmene geçersek, fulvik asitle hümik asit arasında benzer işi görseler de çok fark vardır. Onları kitaplarca yazmışlar. Ama hümik asitle ilgili olarak son söyleyeceğim, bir hormon olmayan hümik asit hiçbir organizma tarafından sentezlenmediinden organizmalar bakterilerce parçalansa bile toprağa torfa geçmez. Yok olan bir şey var edilemez. Hele hele tuzlu su-tatlı su geçişlerinde yaşayan nitrat ve silikat tuzunu iz element olarak kullanan mangrov ağacında ise hiç ama hiç eseri bile olamaz. Bırak mangrov ağacını hiçbir bitki de zaten yoktur. Hümik asit topraktadır, toprakta kalır. Bir kere varsa hep bulunur. Görevi değil elbet ama bize yararlı özelliği yararlı iz elementleri iyonlarının tamamının pozitif olmasından dolayı bünyesine bağlar. Bitki de gelir bunu topraktan kullanır. Hümik asit bu iyon değişiminden sonra tekrar kararsız hale geçeceğinden toprak bünyesinde bulunan elementlerle yeniden etkileşime girer, böyle sonsuz bir döngüdür yani. O alır bitki alır falan filan...

Ama gerçek olmadığından 5 Lira'lık torfta hümik asit maalesef yok. Olsa dükkan senin.  cigara

Dönelim mi peki mangrov köklerinde hümik asit var mıdır yok mudur konusuna?  islik

Su içersinde yetiştirme olayına gelince, Edta ile şelatlanmış sıvı besin gübresi bir çeşit şerbet halinde bitkiye sunuluyor. Su içerisindeki organik ve inorganik maddeler bitkilerce emilinceye kadar kapalı bir sistem gibi su dolaştırılıyor. Bence yapay ve saçma bir sistem. Bilmediğimiz, keşfedilmemiş o kadar çok şey var ki... Sadece aklımızın erebildiğini bitkiye sunmak bana anlamlı gelmiyor, sağlıklı hiç gelmiyor. Nasıl doğada gezmeyen tavuk yemiyorsam (hazır tavuk ucubesi diyorum ticarilere, balon oli gibi balon piliçler), sıvı gübrede yüzerken olgunlaşmış maruldan da ne salata olabilir kimbilir...

Ona bakarsan doku kültürü çalışmak kadar kolay bir şey yok. Kesin öğretmişlerdir derslerde. Ben evimde bile bir ara yapabiliyordum. O kadar basit yani. Ama kullanılan kimyasal son derece kanserojen olduğundan oğlum doğduğunda çöpe atmıştım. Geçelim, doğa yolunu bulsun...
Kayıtlı
Serhat ARSLAN
Forum Müdavimi
*
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 44
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #23 : 13 Aralık 2011, 03:56:55 »

Ortanca gübresi konusunda ahkam kesmemişim. Nasıl unuturum? Dur! Ama çok kısa olacak, ortanca iz elemet olarak eser miktarda alüminyum iyonunun toprakta olmasını ister. Sıradan bir bahçe toprağı eğer yeterince sonbahar yaprağı ile harmanlanıp hazırlanırsa, biraz da gölgelikse ilkbahara kadar alüminyum tonlarca ortancaya yetecektir. Bitkinin genetik yapısında rengi kodlanmıştır. Bu bitkinin çeşit özelliğidir. Alüminyum varsa bitki canlı ve genetik kodundaki rengi tüm ihtişamıyla sunacaktır. Miktar azaldıkça renk solar, hatta bazen saydam beyaz gibi olur. Tür özelliği olarak humuslu asidik toprağı seven bir tür olduğundan, kireçli topraklarda aynı nednle soluk çiçek açar. Bu da sanki maviden pembeye döndü gibi algılanır. Yani özetle sıradan bir gübrede bile ortancaya yetecek miktarda alüminyum vardır. Ortanca gübresi adı ile satılması tamame ticari kandırmacadan ibarettir. Gidip NPK tarım gübresi almıyorsan ya da saf üre alıp toprağa atmıyorsan her hangi bir kompost gübre toprakta yetiştirilen her bitkiye ideal karışımı sunacaktır. İndikatör bitkiler konusuna bakmanı tavsiye ederim. Japonlar destanlarca kitap yazmış ortancalarla ilgili. Patojenik olarak renkler geliştirmiş. Her canlı ile oynadıkları gibi. Yapılan alüminyum miktarı ve asitlikle oynamak. Hepsi bu.

Saygılar sevgiler.

Not1: Sabah kalan bitkiler de Aquaclay'dan kurtulmuş olacak.  

Not2: Kimse duymasın ama (maalesef zaten bilniyor ve yıllardır yağmalanıp yurt dışına kaçırılıyor) burada deltada torf yatakları doğal olarak var. Bahçe tarımı yapanlar kara toprak olarak biliyor. Yasak olmasına rağmen hala alınıp satılıyor. Yasakları da kim denetliyorsa... Çay poşetleri gibi hazırlamayı planladığım da bu toprak.

Not3: Şunu fark ettim en küçük konuda bile bağlantılı o kadar sorun var ki maalesef hiçbir başlık kendine özgü kalamıyor.
Kayıtlı
Serhat ARSLAN
Forum Müdavimi
*
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 44
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #24 : 20 Aralık 2011, 01:19:17 »

Bakalım fotoğraf eklemeyi başarabilecek miyim?



Neden olmuyor? Sad


Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Kayıtlı
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 35
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 17540
Konu Sayısı: 3707
Bu iletiyi değerlendir +669/-2
İLETİŞİM
Site
İlkelerimden ödün vermem.

Çevrimdışı
« Yanıtla #25 : 20 Aralık 2011, 01:24:22 »

Abi, fotoğrafı önce internete yüklemen gerekiyor. Ama sen kendi bilgisayarından yol vermişsin öğeye. Şöyle yapmışsın: http://D:\DCIM\100SSCAM

Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

‎"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Serhat ARSLAN
Forum Müdavimi
*
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 44
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #26 : 20 Aralık 2011, 01:26:42 »

Anladım. Smiley Hemen düzeltiyorum.
Kayıtlı
Serhat ARSLAN
Forum Müdavimi
*
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 44
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #27 : 20 Aralık 2011, 02:10:19 »

1. bitkili tankım...

"Yumurtlamayacağım işte!" diyen bir dişi kribensis:

http://img4.imageshack.us/img4/6541/76851645.jpg

En gözde delikanlı lepistesim (annesini bir ısıtıcı kazasında kaybetti, kendileri 2 aylıktır):

http://img408.imageshack.us/img408/815/98988199.jpg

http://img850.imageshack.us/img850/6512/93520970.jpg

http://img27.imageshack.us/img27/3576/73434144.jpg

Bu bitkileri tanıyana aynılarından göndereceğim:

http://img714.imageshack.us/img714/7051/49257404.jpg

"Yumurtlamayacağım, başım ağrıyor diyen dişi kribensisimden biri:

http://img861.imageshack.us/img861/9011/65028272.jpg

http://img807.imageshack.us/img807/5099/51852820.jpg

"Yumurtlamazsan banane!" diye bağıran erkek:

http://img502.imageshack.us/img502/9950/90053997.jpg

Ve beni gıcık eden çiftin beraber görüntüleri:

http://img26.imageshack.us/img26/7648/98538401.jpg

Hayatlarında ilk kez dijital makine görünce köşeye saklanan genç dişi lepistesler:

http://img834.imageshack.us/img834/637/58626068.jpg
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Kayıtlı
Serhat ARSLAN
Forum Müdavimi
*
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 44
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 623
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +219/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #28 : 20 Aralık 2011, 02:17:42 »

2. tankım (30x30x30) sadece kribensis çifti var:

http://img12.imageshack.us/img12/2278/50332539.jpg

http://img851.imageshack.us/img851/1590/53827052.jpg

3. tankım (35x35x35):

http://img684.imageshack.us/img684/4373/75152524.jpg

http://img607.imageshack.us/img607/3707/42246268.jpg

Aquaclay'ın kabul etmediği bitkiler:

http://img85.imageshack.us/img85/7350/50707703.jpg
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Bahçe toprağı ya da torf hakkında değişik düşünceler
Kayıtlı
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 35
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 17540
Konu Sayısı: 3707
Bu iletiyi değerlendir +669/-2
İLETİŞİM
Site
İlkelerimden ödün vermem.

Çevrimdışı
« Yanıtla #29 : 20 Aralık 2011, 02:41:23 »

Abi, fotoğrafları şu şekilde yaparsan, "img" kodlarıyla forumda görünmez: http://imageshack.us/photo/my-images/4/76851645.jpg

Ama şu halde olursa "img" kodlarıyla forumda görünür: http://img4.imageshack.us/img4/6541/76851645.jpg

Yeni bir şey ekleme, fotoğrafların hepsini tek tek düzelteceğim.
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

‎"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Sayfa: 1 [2] 3   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
Fish Topsites Hayvanlar Alemi TurkeyRank.Com - Pagerank Servisi
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.625 Saniyede 44 Sorgu ile Oluşturuldu