Lepistes Kulübü; lepistes hakkında her şey (ülkemizin ilk ve en köklü lepistes topluluğu)
18 Kasım 2018, 06:33:40 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: FORUMUMUZA ÜYELİK SERBEST HALE GETİRİLMİŞTİR. İSTEYEN HERKES KURALLARIMIZA UYDUĞU SÜRECE FORUMUMUZA ÜYE OLABİLİR. HERHANGİ BİR BAŞKA SİTEYE ÜYE OLMANIZ FARK ETMEZ. BUNUNLA BİRLİKTE, FORUM İÇERİĞİNİ ÜYE OLMADAN DA GÖREBİLİRSİNİZ.
 


Sayfa: [1]   Aşağı git Konuyu Okumuş Olanlar
  Yazdır  
Gönderen Konu: Lepisteslerde evrim süreci  (Okunma Sayısı 15280 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
sunny
**
ADI-SOYADI Güneş ALTUNAY
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 46
KONUM İstanbul
KAYIT TARİHİ 09 Haziran 2008, 03:59:54
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 159
Konu Sayısı: 12
Bu iletiyi değerlendir +40/-0
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« : 15 Haziran 2008, 01:09:48 »

Değerli Forum ve Lepistes Kulübü üyeleri,

Geçenlerde yabancı bir bilimsel dergi incelerken,bilimadamlarından oluşan bir ekibin lepisteslerdeki evrim süreçleriyle igili çalışmalarını dikkatle inceledim ve sizlerle paylaşmak istedim.Umarım ilginizi çeker.

Lepistesler de mikro evrim

Yakın geçmişe kadar zannedildiğinin aksine,canlılar birkaç nesilde yeni tabiat şartlarına uyum sağlayabilmektedirler.Bunun en güzel kanıtını Reznick et al. (1997) tarafından avcıların bulunduğu,ve avcıların bulunmadığı sularda lepistesler (Poecilia reticulata) ile ilgili yapılan çalışmalar sağladı.

Poecilia reticulata türünün yaşadığı sular Guayana, Kuzey Brezilya, Venezuela, Trinidad, Barbados ve küçük Antiller'de yer almaktadır.Barbados kökenli lepistesler özellikle parlak kırmızı renkleri,Trinidad kökenliler ise mavi-mor renkleriyle dikkat çekmektedirler.

Yumurta bırakarak çoğalan diğer türlere göre,Poecilia familyası mensupları sınırlı yaşam alanları sergilemektedirler.Lepistesler,çene yapıları itibarı ile tam anlamıyla su yüzeyinde yaşayan balıklara örnektirler.Etçil ve otçul olan beslenme tarzları itibariyle özellikle malarya hastalığının taşıyıcısı olan sivrisinek larvalarıyla beslenirler. Bu sebeptendir ki insanlığın sivrisinekle olan mücadelesinde,dünyanın birçok yerine fayda amacıyla doğaya bırakılmışlardır.Lepistesin dünyanın çok farklı yerlerine yayılmasındaki en önemli etken,çevresel faktörleri tolere edebilmesidir.

Seleksiyon faktörü olan avcılar

Reznick Et Al.'in bilimsel çalışmalarına  göre,lepisteslerin bir numaralı seleksiyon faktörü olarak,onları avlayan diğer canlılar ortaya çıkıyor.1981 yılında Trinidad da El Cedro ve Aripo Rivers nehirlerini besleyen ufak akıntılı sularından yabani lepistesler  incelemeye alındı.Bu derelerin bir kısmında lepistesleri az avlayan,diğer kısmında ise gene lepistesleri çok avlayan farklı balıklar mevcuttu.Avlayan cins balıklar,şelalelerle üst taraflarda kalan sulak alanlardan ayrı kalıyordu.

Reznick'in ekibi şunu gördü:Doğal yaşamdaki lepistesler büyüklük,çoğalma stratejileri ve başka özellikleriyle düşmanlarından kendilerini korumayı öğrenmişlerdi.Kendilerini avlayanların az bulunduğu sularda,daha uzun yaşıyorlardı,daha geç çiftleşiyorlardı ve daha az yavruluyorlardı,en önemliside avcı balıkların çok bulunduğu sudaki lepisteslere göre bedenleri daha büyük oluyordu.Laboratuar çalışmaları gösterdi ki,iki farklı habitat da yaşayan lepisteslerdeki farklar genetik olarak bulunmaktaydı. 

Doğaya salınan lepisteslerde doğan sonuçlar

Aripo Rivers nehrini besleyen ve lepistesleri avlayan balıkların çok olduğu bir su akıntısında,düşmanlarından koruyan sadece ufak bir şelale bulunan sudan alınan lepistesler, daha üst kısımlara (yukarı doğru çıkıldıkça şelalelerden çıkamayan avcı balıkların az olduğu yerler) sakin bölgelere yerleştirilmişler.Yeni yerleşim yerlerinde önceleri lepistes izine hiç rastlanmamış.Burada onlara düşmanlık edebilecek tek balık cinsi Rivulus hartii adını taşıyan killifish mevcutmuş.Bahsi geçen bu killifish etçil ve otçul beslenen bir tür ve lepisteslere nadiren saldırdığı tespit edilmiş.Sadece dört yıllık bir süre sonunda,yeni yerlerine yerleştirilen  lepisteslerin erkekleri %15 civarı ağırlaşmış.Onbir sene sonra  (18 nesil kabul ediliyor) yaşam süreleri uzamış,ergenliğe geç erişir olmuşlar ayrıca yavru sayılarında azalma ama büyüme gözlemlenmiş.

Devam edecek...

Not:Çeviriler ek bir destek olmaksızın tarafımdan yapılmış olup paylaşım ve iyi niyet çerçevesinde düzenlenmiştir.


Kaynak:Uwe Brüggemann Studium Integrale Journal dergisi 5.yıl-1.sayı nisan 1998 sayfa 38-39
Ek literatür:Morell V (1997) Predator-free guppies take an evolutionary leap forward. Science 275, 1880.
Neuhaus K (1997) Schnelle Anpassung von Leguanen (Anolis) an neue Lebensräume. Stud. Int. J. 4, 81-83.
Petzold H-G (1990) Der Guppy. Die Neue Brehm Bücherei. Wittenberg-Lutherstadt, 4. Auflage.
Reznick DN, Shaw FH, Rodd FH & Shaw RG (1997) Evaluation of the rate of evolution in natural populations of guppies (Poecilia retculata). Science 275, 1934-1937.
Rosen DE & Bailey RM (1963) The poeciliid fishes (Cyprinodontiformes), their structure, zoogeography, and systematics. Bull. Amer. Mus. Nat. Hist. 126, 1-176.
Scherer S (Hg, 1993) Typen des Lebens. Berlin.
 
http://www.wort-und-wissen.de/index2.php?artikel=sij/sij51/sij51-8.html
sayfasından çeviri yapılarak düzenlenmiştir.
Kayıtlı
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 9211


View Profile
Re: Lepisteslerde evrim süreci
« Posted on: 18 Kasım 2018, 06:33:40 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi, öncelikle sitemize hoş geldiniz. Ben Lepistes Kulübü Robot Moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. Sitemize üye olmadan da yazıları okuyabilirsiniz, ancak bazı bölümlerde ziyaretçiler kısıtlandığı için bazı bölümleri göremezsiniz. Sitemize üye olursanız fotoğraf ve videolar paylaşabilirsiniz, yazılar paylaşabilirsiniz, sorular sorabilirsiniz, sorulan sorulara cevaplar verebilirsiniz. LK, ülkemizin ilk ve en köklü lepistes kulübüdür. Taklitlerimizden sakının! İyi eğlenceler...

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Lepisteslerde evrim süreci lepistes, Lepisteslerde evrim süreci endler, Lepisteslerde evrim süreci Poeciliidae, Lepisteslerde evrim süreci Poecilia reticulata, Lepisteslerde evrim süreci lepistes üretimi, Lepisteslerde evrim süreci lepistes yavruları, Lepisteslerde evrim süreci gambusya, Lepisteslerde evrim süreci paludaryum, Lepisteslerde evrim süreci akvaryum, Lepisteslerde evrim süreci plati, Lepisteslerde evrim süreci velifera
Logged
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 40
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 20010
Konu Sayısı: 4613
Bu iletiyi değerlendir +850/-10
İLETİŞİM
Site Çevrimdışı
« Yanıtla #1 : 15 Haziran 2008, 01:21:48 »

Ellerinize sağlık. Başlığı sabitledim. Devamını ilgiyle takip edeceğim.

Şu balık, Bulgar bir dostumun (Hristo HRISTOV) Kolombiya kökenli yabani lepistesinin fotoğrafı:



Mavi ve mor renkler daha çok dikkat çekiyor.

Bu arkadaşla iletişimde bulunduğumuz sayfa burası:

http://www.aquariumlife.com.au/showthread.php?t=827

Bir şey dikkatimi çekti:

Çevirisini yaptığınız bilgilerde çok önemli bir ayrıntı var.

Forumumuzda (ve başka forumlarda da) doğadan yakaladığım lepisteslerin fotoğraflarını paylaşmıştım. Bundan 20-25 sene önce bir sıcak su kaynağına salınmış olan lepisteslerin torunlarını geçtiğimiz yıl yakalamıştım. Doğada oldukları için evcil örneklerine oranla daha iri olması gerektiğini söyleyenler olmuştu, ben de neden çok ufak kaldıklarını anlayamamıştım. O sulak alanda yaşayan vahşi lepistesler, evcil örneklere göre gerçekten çok küçüklerdi. O sulak alanda yırtıcı ve avcı bir tür olan (o sulak alanın asıl sahibi olan) Aphanius villwocki balıklarından (sadece ülkemizde doğal olarak bulunan bir tür killifish) vardı.

Çevirinizde sunduğunuz boy-av ilişkisi bunu gösteriyor. Smiley
Lepisteslerde evrim süreci
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

sunny
**
ADI-SOYADI Güneş ALTUNAY
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 46
KONUM İstanbul
KAYIT TARİHİ 09 Haziran 2008, 03:59:54
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 159
Konu Sayısı: 12
Bu iletiyi değerlendir +40/-0
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #2 : 15 Haziran 2008, 01:38:04 »

İlginiz ve paylaşımınız için ben de teşekkür ederim.Açıkcası makaleyi bitirmek istiyordum ama işlerimin yoğunluğundan dolayı mecburen bölmek durumunda kaldım.Kısa sürede tamamlamayı umut ediyorum.Saygılar.
Kayıtlı
BETTALAR
Bettaların Babası
Forumla ilişiği kesilmiş
*
ADI-SOYADI Ali Çelik
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 58
KONUM Istanbul
KAYIT TARİHİ 12 Eylül 2007, 11:24:27
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 46
Konu Sayısı: 17
Bu iletiyi değerlendir +1/-0
İLETİŞİM
Site Çevrimdışı
« Yanıtla #3 : 15 Haziran 2008, 19:22:39 »

Paylaşım harika, sağolsın. Wink Bettadan sonra 2. hareketim lepistese olmaya başlıyor. Wink
Kayıtlı

Sakarya Üniversitesi - Türk Dili Ve Edebiyatı

Ali ÇELİK

Istanbul-Bahçelievler

www.bettalar.com
sunny
**
ADI-SOYADI Güneş ALTUNAY
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 46
KONUM İstanbul
KAYIT TARİHİ 09 Haziran 2008, 03:59:54
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 159
Konu Sayısı: 12
Bu iletiyi değerlendir +40/-0
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #4 : 22 Haziran 2008, 03:41:15 »

Devam

El Credo River Havzasındaki incelemelerde de benzer sonuçlar elde edilmiştir.Ancak dişiler dört yıllık bir süre sonunda kayda değer değişimler göstermemişler;7,5 yıl sonra erkek lepistesler gibi geç olgunlaşmaya başlamışlar,ve deneme grubundaki üyelerden fazla gelişmişler.Dişilerde ve erkeklerdeki evrimleşme süre farkının kromozom yapılarıyla alakalı olduğu düşünülüyor.Erkek bireylerdeki Y-kromozomu,bahsedilen özellikleri içinde bulundurduğu tespit edilmiş,bu da daha hızlı bir uyum sürecine en güzel zemini hazırlamıştır (Reznick et al. 1997, 1935).

Evrim teorisi izlenimleri

Lepisteslerde gözlemlenen hızlı değişim,yabani hallerinin genetik olarak çok yönlü oluşuna  bağlanmaktadır (polyvalent) (bkz. Scherer 1993).Burada dikkati çeken husus,değişimlerin mikro evrimleşmeden öteye gitmemesidir,çünkü yeni strüktürel değişimler asla söz konusu  değildir.

Buna benzer izlenimler Galapagos Adalarındaki Darwin ispinozlarında da yapılmıştır:Kurak yıllarda daha gelişmiş ve daha büyük gagalı kuşlar bu zorlu dönemi atlatabilmiştir.Bu değişim süreci gene aynı lepisteslerde olduğu gibi birkaç yılda gerçekleşmiştir.Benzer değişimler leguanlarda (iguana)da gözlemlenmiştir.Örnek vermek gerekirse,arka bacakları vejetasyona uyum sağlayarak en kullanışlı halini alır (bkz. Neuhaus 1997).Yaşadıkları mevcut habitat karakteristik özelliğinin son halini alıp artık değişime uğramazsa,vücutları bir ideal hal alır ve değişim süreci durur.

Mikro evrimin hızı

Reznick et al. (1997)’ın lepisteslerdeki incelemelerinde,diğer fosil türevlerindeki evrim süreçlerine göre yaklaşık 10 milyon kere daha hızlı evrimleşme süreci gözlemlendi.Bu durumda adı geçen bilim adamları şu soruyla karşı karşıya kaldılar:Madem (mikro-)evrim bu kadar hızlı olabiliyorsa,niçin paleontolojide (taşıl bilim ya da fosil bilim,bkz.Vikipedia) uzun ve yavaş bir süreç gibi gözükür?Bunun muhtemel cevabı şöyle olabilir:canlılardaki değişimler sadece çevresel faktörler ortaya çıktığında gerçekleşmektedir.Ancak bu bilgiler ışığında unutulmamalıdır ki,evrimleşme esnasında sürekli aynı hız ve ebatta değişim gerçekleşmez. Zaman zaman  yavaşlar,geçici duraksamaya geçebilir veya aniden hızlanabilir.Bazı gözlemciler,kısa vadeli izlenimlerin fosiller üzerinde açıklama yapmaya elverişli olduğuna dair şüphe etmektedirler. Cornell Üniversitesinden evrim biyoloğu Amy McCune’a göre,fosil kalıntılarıyla yukarda bahsi geçen lepisteslerdeki değişim süreci kıyaslanarak bir sonuca varılamaz. Amy McCune,lepisteslerde gözlemlenen 11 yıllık değişim sürecini,bir günlük ömrü olan sineğin yaşayabileceği değişimle kıyaslıyor.Ancak tüm bu düşüncelerin ışığında göz ardı edilmemesi gereken bir husus dikkat çekiyor.Cornell Üniversitesi biyoloğunun hipotezi her ne kadar doğru kabul edilebilirse de,lepisteslerde yapılmış olan gözlemlerdeki değişimler,direk ve gözle görülebilir net bir şekilde elde edilmiş verilerdir.Biyolojik açıdan bakıldığında,paleontolojik varsayımlarda olduğu gibi uzun zaman süreçleri gerekmemektedir.Görüldüğü üzere lepisteslerde incelemeler kolay ve kısa zamanda sonuca götürebiliyor.Araştırmalarda diğer türlere göre kullanılmalarının sebebi belki de budur.Son zamanlarda yapılan farklı bir araştırmada bu türün çok büyük bir olasılıkla renkleri görebildiğidir (bkz. Petzold 1990).

Not:Çeviriler ek bir destek olmaksızın tarafımdan yapılmış olup paylaşım ve iyi niyet çerçevesinde düzenlenmiştir.

Kaynak:Uwe Brüggemann Studium Integrale Journal dergisi 5.yıl-1.sayı nisan 1998 sayfa 38-39
Ek literatür:Morell V (1997) Predator-free guppies take an evolutionary leap forward. Science 275, 1880.
Neuhaus K (1997) Schnelle Anpassung von Leguanen (Anolis) an neue Lebensräume. Stud. Int. J. 4, 81-83.
Petzold H-G (1990) Der Guppy. Die Neue Brehm Bücherei. Wittenberg-Lutherstadt, 4. Auflage.
Reznick DN, Shaw FH, Rodd FH & Shaw RG (1997) Evaluation of the rate of evolution in natural populations of guppies (Poecilia retculata). Science 275, 1934-1937.
Rosen DE & Bailey RM (1963) The poeciliid fishes (Cyprinodontiformes), their structure, zoogeography, and systematics. Bull. Amer. Mus. Nat. Hist. 126, 1-176.
Scherer S (Hg, 1993) Typen des Lebens. Berlin.
 
http://www.wort-und-wissen.de/index2.php?artikel=sij/sij51/sij51-8.html
sayfasından çeviri yapılarak düzenlenmiştir.
Kayıtlı
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 40
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 20010
Konu Sayısı: 4613
Bu iletiyi değerlendir +850/-10
İLETİŞİM
Site Çevrimdışı
« Yanıtla #5 : 22 Haziran 2008, 04:00:54 »

Devamını bekliyordum, çok güzel bir yazı olmuş. Ellerinize ve emeklerinize sağlık. Smiley
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

sunny
**
ADI-SOYADI Güneş ALTUNAY
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 46
KONUM İstanbul
KAYIT TARİHİ 09 Haziran 2008, 03:59:54
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 159
Konu Sayısı: 12
Bu iletiyi değerlendir +40/-0
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #6 : 22 Haziran 2008, 04:07:10 »

İlgi,alaka ve nazik yorumunuz için teşekkürler.
Kayıtlı
tolgacetin72
Tolga Çetin
Forumla ilişiği kesilmiş
*
ADI-SOYADI
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 46
KONUM İzmir
KAYIT TARİHİ 28 Nisan 2008, 02:39:18
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 378
Konu Sayısı: 10
Bu iletiyi değerlendir +1/-49
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #7 : 24 Haziran 2008, 23:10:42 »

Emeğinize sağlık, güzel bir çalışma olmuş. Yabancı kaynaklarda bu türlü yazılarda "mikro evrim" tabiri geçiyor sürekli. Sanırım bununla kastedilen adaptasyondur değil mi?
Kayıtlı

Derinin rengi insanları farklı kılmaz. İyi iyidir, kötü kötüdür. Büyük ruh hepimizi kardeş olarak yaratmıştır.
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 40
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 20010
Konu Sayısı: 4613
Bu iletiyi değerlendir +850/-10
İLETİŞİM
Site Çevrimdışı
« Yanıtla #8 : 25 Haziran 2008, 00:35:44 »

Benim de anladığım bu. Yani aynı canlı türünün, farklı doğal ortamlarda farklı görünümlere (boy olarak, renk olarak vs.) kavuşması gibi sanırım. İnsanlardaki gibi... Yani sıcak iklimlerde yaşayan insanların ince uzun vücutlu, esmer tenli ve kıvırcık saçlı olması gibi...
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

tolgacetin72
Tolga Çetin
Forumla ilişiği kesilmiş
*
ADI-SOYADI
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 46
KONUM İzmir
KAYIT TARİHİ 28 Nisan 2008, 02:39:18
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 378
Konu Sayısı: 10
Bu iletiyi değerlendir +1/-49
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #9 : 25 Haziran 2008, 00:44:58 »

Evet çevre şartlarına uyum sağlama esnekliği, tabi bu gen havuzunun olasılıkları içerisinde mümkün olan bir şey sanırım. Örneğin yabani ortamlarda çok renkli lepisteslerin olmaması ve boyutlarının evcillerden daha ufak olması doğal seçilim sonucu belirli kalıtım özelliklerinin fenotipe yansıması olarak görülebilir diye düşünüyorum.
Kayıtlı

Derinin rengi insanları farklı kılmaz. İyi iyidir, kötü kötüdür. Büyük ruh hepimizi kardeş olarak yaratmıştır.
sunny
**
ADI-SOYADI Güneş ALTUNAY
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 46
KONUM İstanbul
KAYIT TARİHİ 09 Haziran 2008, 03:59:54
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 159
Konu Sayısı: 12
Bu iletiyi değerlendir +40/-0
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #10 : 26 Haziran 2008, 03:39:40 »

Arkadaşlar selamlar tekrardan,

İlginiz ve yorumlarınız için teşekkürler.Birkaç değişik kaynakdan derlediğim mikro evrim süreciyle ilgili kısa bir açıklamada bulunmak istedim.

Bilimadamları evrimleşme süreçlerinde kullanılan mikro ve makro tabirlerine tartışmalı bakmaktadırlar.Zira sonuç olarak iki terimde bir 'değişim'den söz eder ve makro anlamdaki değişimlerde birçok küçük (yani mikro) değişimlerin ürünüdür.Kısacası mikro ve makro tabirleri bilimsel açıdan bakıldığnda suni bir ayırımdan ibarettir.Genel kanı bu yöndedir.Saygılar.

Kaynaklardan faydalanılarak tarafımdan derlenmiştir.
Kayıtlı
tolgacetin72
Tolga Çetin
Forumla ilişiği kesilmiş
*
ADI-SOYADI
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 46
KONUM İzmir
KAYIT TARİHİ 28 Nisan 2008, 02:39:18
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 378
Konu Sayısı: 10
Bu iletiyi değerlendir +1/-49
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #11 : 26 Haziran 2008, 04:38:47 »

Evet fakat adaptasyon canlının genlerinde herhangi bir mutasyona yol açmaz veya bundan dolayı olmamaktadır. Günümüzde birçok bilim çevrelerince kabul gören Neo Darwinsitler de canlıların mutasyon sonucunda değişim geçirdiğini ve bu mutasyonlar sonrasında adapte olan bireylerin yaşamaya devam ettiğini iddia etmektedir aslında. Burada şunu sorgulamak yerinde olacak; adaptasyonlar mutasyonlara sebep olur mu? Daha önceki mesajlarınızda Darwin'in ispinozlarından bahsetmiştiniz. Kuşların gaga yapılarındaki farklılıklar birbirleri ile çiftleşmelerini engellemiyor, onları farklı genetik kodlara sahip canlılar yapmıyor aslında. Bu adaptasyon mevsimlere göre değişiyor, birkaç yıl sonra tekrar benzer gaga yapısı ve uzunluğuna geri dönen bir dalgalanma gösteriyor. Bu tam olarak potansiyel fenotip özelliklerden bazılarının şartların değişmesiyle görünüşe yansıması bazılarının da çekinik kalması olarak açıklanabilir diye düşünüyorum.
Kayıtlı

Derinin rengi insanları farklı kılmaz. İyi iyidir, kötü kötüdür. Büyük ruh hepimizi kardeş olarak yaratmıştır.
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 40
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 20010
Konu Sayısı: 4613
Bu iletiyi değerlendir +850/-10
İLETİŞİM
Site Çevrimdışı
« Yanıtla #12 : 26 Haziran 2008, 04:44:17 »

Ben mutasyonların tümünü canlının yaşamını az veya çok, olumsuz yönde etkiler diye biliyorum.

"Evrime inanma, evrimsiz de kalma!" demek istiyorum. Grin
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

tolgacetin72
Tolga Çetin
Forumla ilişiği kesilmiş
*
ADI-SOYADI
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 46
KONUM İzmir
KAYIT TARİHİ 28 Nisan 2008, 02:39:18
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 378
Konu Sayısı: 10
Bu iletiyi değerlendir +1/-49
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #13 : 26 Haziran 2008, 05:01:24 »

 Grin Mutasyonlar genetik yapının değişmesi aslında, örneğin kuyruğun uzunluğu belirli bir aralıkta olabilir. Farenin kuyruğu 2 metre olamaz mesela. Çevre şartlarına uyum sağlamak kuyruk uzunluğuna etki edecektir ancak bunun da bir alt ve üst limiti var. Genetik kod içinde kalarak bireyin fenotipinde farklılıklar olmasını adaptasyon olarak isimlendirebiliriz. Çevre şartları(doğal seçilim) veya yapay seçilim ile gen havuzundaki çok farklı kalıtımsal özellikler farklı bireylerde farklı şekillerde görünüme yansıyabilir.

Şahsen ben evrimi kozmik bir zekadan ayrı düşünmüyorum. Bu zeka olmasaydı canlıların hayatta kalabilmesi de mümkün olmazdı. Aksini düşündüğümüzde mutasyonlar tamamen rastgele olmalıydı ve bu da organizmaların hassas dengelerini açıklamamızı imkansızlaştırırdı. Tabi bu benim şahsi fikrimdir. Evrime evet ama yönlendirilmiş olanına. Smiley
Kayıtlı

Derinin rengi insanları farklı kılmaz. İyi iyidir, kötü kötüdür. Büyük ruh hepimizi kardeş olarak yaratmıştır.
akvaryumcumurat
ÖZEL ÜYE
*
ADI-SOYADI Murat Sağdıç
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 45
KONUM BURDUR
KAYIT TARİHİ 28 Nisan 2007, 23:00:00
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 671
Konu Sayısı: 37
Bu iletiyi değerlendir +206/-8
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #14 : 27 Haziran 2008, 00:53:09 »

Çok faydalı bir çeviri olmuş ellerinize sağlık. Canlıların bulundukları ortama uyum sağlamak için geçirdikleri değişime tam olarak evrim denebilir mi bilemiyorum. Ülkemizde bulunan aphanius killifishlerin yayılım alanlarına baktığımızda, çevresel faktörlerin nasıl etkili olduğunu görmek mümkün. Sıcak iklimlerin hüküm sürdüğü Akdeniz Bölgesi durgun ve akan sularından bolca bitki görebiliriz. Bu bölge killifishi olan mento iridir ve renklidir. Pulları üzerinde parlak görüntüler mevcut olup, mavi ve maviden yeşile çalan renkler hakimdir. İç taraflara doğru geldiğimizde Salda Gölü'nde gördüğümüz splendensler ve Burdur Gölü'nde gördüğümüz burduricuslar renksiz ve küçüktür. Bu sulak alanlarda bitki bulunmaz ve kuşların birincil besin kaynağı balıklardır. Bu durum neden küçük ve beyaz toprak rengine yakın olduklarını gösteriyor. Daha iç sulara geldiğimizde anatolia ve villwocki renklerinin iç bölge toprak rengine yaklaştığını görürüz.
Tüm bu verdiğim örnekler kamuflaj yeteneği, av ve avcı konumunda olma ile doğrudan ilgilidir. Geçmişilerine baktığımız zaman Tetis Denizi'nin 65 milyon yıl önce ayrılması ile oluşan sulak alanlar ve bu bölgelere yerleşmiş olan aphanius boyundan geldikleri gerçeği ile yüzleşiriz.

Saygılar...
Kayıtlı

Murat Sağdıç - Burdur
Kötü insan yoktur, kötü niyetli insan vardır.
tolgacetin72
Tolga Çetin
Forumla ilişiği kesilmiş
*
ADI-SOYADI
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 46
KONUM İzmir
KAYIT TARİHİ 28 Nisan 2008, 02:39:18
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 378
Konu Sayısı: 10
Bu iletiyi değerlendir +1/-49
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #15 : 27 Haziran 2008, 02:24:01 »

Murat Bey konuya yaklaşımınız çok güzel ve açıklayıcı olmuş. Ben bu açıklama üzerinden giderek adaptasyon ve evrimle ilgili manteliteyi ortaya koymak isterim.

Aphanius cinsi Eski Dünya'nın çeşitli bölgelerinde (Genelde Akdeniz'e dökülen sularda) yayılım göstermişlerdir. Bu cins altında 20 civarı tür tanımlanmış. Türler arasındaki fenotip farklılıkların sebebini doğal seleksiyon ile açıklayabiliriz. Bitki örtüsünün olmadığı alanlarda balıklar kolayca yem oldukları için zamanla daha iyi kamufle olabilen toprak rengine yakın balıklar hayatta kalabildiği için giderek bu fenotip ağırlık kazanır ve bir süre sonra balıkların tümü toprak rengi olurlar. Bu doğal seçilim sounucunda yeni bir "cins" ortaya çıkmaz. Ama izole olmuş ve adapte olmuş yeni bir "tür" ortaya çıkabilir. Farklı türlerdeki bu balıklar esasen genetik kod anlamında birbirleri ile aynıdırlar. Birbirleri ile çiftleşebilir ve döl verirler. Eğer genetik kodları farklı olsa idi genler birbirini tanımayacak ve döl alınamayacaktı.

Aphanius balıklarının gen havuzunda birçok farklı renk ve form potansiyeli gizli olduğundan farklı şartlara adaptasyon sonucunda farklı görünümler (fenotip) ortaya çıkmakta ve baskın hale gelerek sabitlenmektedir. Ancak hiçbir adaptasyon ve sonucunda ortaya çıkan varyasyonlar Aphanius cinsi dışına çıkılmamıştır.

Genetik kodların değişimi ise ancak ve ancak mutasyonlar ile mümkündür. Mutasyonlar gen dizilimlerini değiştirir veya bozar veya yeni bilgiler eklerler. Mutasyonların çevre şartları ve şartların ani değişimleri ile bir ilişkisi tespit edilememiştir, zaten edilemez de! Çünkü mutasyon şartları ve şartlardaki değişimleri algılayıp bilebilen ve buna göre genetik kodun değişmesini sağlayacak bir "akıl" veya "zeka" ya bağlı değildir. Neo Darvinistlere göre mutasyonlar rastgeledir, tahmin edilemezler.

Tabi eğer benim gibi mutasyonların belirli bir "zeka" yolu ile gerçekleştiğine ve Evrenin tümünün Yaratıcı gücün hakimiyeti altında olan tek ve sürekli bir hareket  olduğuna inanıyorsanız o başka... Smiley
Kayıtlı

Derinin rengi insanları farklı kılmaz. İyi iyidir, kötü kötüdür. Büyük ruh hepimizi kardeş olarak yaratmıştır.
Ahmet EKMEKCİ
**
ADI-SOYADI Ahmet EKMEKCİ
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 42
KONUM BAFRA
KAYIT TARİHİ 10 Aralık 2007, 14:38:01
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 356
Konu Sayısı: 3
Bu iletiyi değerlendir +0/-102
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #16 : 27 Haziran 2008, 13:48:15 »

Ellerine sağlık Güneş Bey.
Kayıtlı
yavuz1992
*
ADI-SOYADI Yavuz YAZIRDAĞI
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 26
KONUM Adana
KAYIT TARİHİ 27 Kasım 2009, 00:10:49
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 60
Konu Sayısı: 16
Bu iletiyi değerlendir +35/-0
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #17 : 22 Eylül 2010, 21:43:34 »

Paylaşım için çok teşekkürler. Sizlere sormak istediğim bir şey var. Sayın Hristov'un fotoğrafında bulunan mor çiçekli bitkinin ne olduğunu merak ediyorum. Eğer biliyorsanız benimle paylaşmanızdan mutluluk duyarım. Saygılarımla...
Kayıtlı

Ne Mutlu "TÜRK"üm Diyene...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.404 Saniyede 51 Sorgu ile Oluşturuldu