Lepistes Kulübü; lepistes hakkında her şey (ülkemizin ilk ve en köklü lepistes topluluğu)
20 Şubat 2017, 00:21:23 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: FORUMUMUZA ÜYELİK SERBEST HALE GETİRİLMİŞTİR. İSTEYEN HERKES KURALLARIMIZA UYDUĞU SÜRECE FORUMUMUZA ÜYE OLABİLİR. HERHANGİ BİR BAŞKA SİTEYE ÜYE OLMANIZ FARK ETMEZ. BUNUNLA BİRLİKTE, FORUM İÇERİĞİNİ ÜYE OLMADAN DA GÖREBİLİRSİNİZ.
 


Sayfa: [1]   Aşağı git Konuyu Okumuş Olanlar
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması  (Okunma Sayısı 10285 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 38
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 19699
Konu Sayısı: 4523
Bu iletiyi değerlendir +825/-10
İLETİŞİM
Site Çevrimdışı
« : 13 Şubat 2012, 10:50:24 »

Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması (burada "bitki"den kasıt canlı bitkilerdir, bitki görünümü verilmiş plastik nesneler bitki değildir):

1- Bitkili lepistes akvaryumu sağlıklıdır, güzeldir, doğaldır, olması gerekendir. Bitkisiz lepistes akvaryumu da sağlıklı olabilir elbette, ama bitkili akvaryum kadar güzel ve doğal olmazlar.

2- Bitkili lepistes akvaryumlarında yavruları ayırmaya gerek kalmaz. Yavrular saklanacak yerler bulurlar. Daha iyi beslenirler. Daha uyanık ve sağlıklı olurlar. Bitkisiz lepistes akvaryumlarında yavru lepistesler büyükler tarafından öldürülebilirler. Çünkü saklanmalarına olanak tanıyan ortamlar yoktur.

3- Bitkili lepistes akvaryumlarında su kalitesi genelde iyidir. Çünkü bitkiler bir anlamda doğal filtre görevi görürler. Sudaki zararlı maddeleri yok ederler veya en aza indirirler. Bitkisiz lepistes akvaryumlarında doğal döngüyü yakalamak çok zordur.

4- Bitkili lepistes akvaryumlarının bakımı kolaydır. Aslında zor olduğu düşünülür, ama durum tam tersidir. Pek fazla müdahaleye gerek kalmaz. Bitkisiz lepistes akvaryumlarında ise sistem her an çökebilir.

5- Bitkili lepistes akvaryumlarında balıkların doğal davranışlarını incelemek daha kolaydır. Balıklar saklanırlar, yüzerler, çiftleşirler, kavga ederler. Her şey neredeyse doğadaki gibidir. Bitkisiz lepistes akvaryumlarında da bu durumlar gözlemlenebilir, ama o kadar kolay değildir.

6- Bitkili lepistes akvaryumlarında balıklar daha sağlıklı olurlar. Bitkisiz lepistes akvaryumlarında ise balıklar kolayca strese girebilirler, bu da hastalıklara davetiye çıkarmak anlamına gelir.

7- Bitkili lepistes akvaryumlarında akvaryuma atılan fazla yemler genelde sorun yaratmazlar (siz yine de her zaman az yem kullanın). Bitkisiz lepistes akvaryumlarında ise akvaryuma atılan her fazla yem akvaryumdaki atık ve zararlı maddelerin artması anlamına gelir.

İyi bir lepistes akvaryumunun nasıl olması gerektiğine dair makalemize ulaşmak için tıklayınız (Lepistes akvaryumu hakkında her şey).
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 9024


View Profile
Re: Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması
« Posted on: 20 Şubat 2017, 00:21:23 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi, öncelikle sitemize hoş geldiniz. Ben Lepistes Kulübü Robot Moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. Sitemize üye olmadan da yazıları okuyabilirsiniz, ancak bazı bölümlerde ziyaretçiler kısıtlandığı için bazı bölümleri göremezsiniz. Sitemize üye olursanız fotoğraf ve videolar paylaşabilirsiniz, yazılar paylaşabilirsiniz, sorular sorabilirsiniz, sorulan sorulara cevaplar verebilirsiniz. LK, ülkemizin ilk ve en köklü lepistes kulübüdür. Taklitlerimizden sakının! İyi eğlenceler...

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması lepistes, Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması endler, Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması Poeciliidae, Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması Poecilia reticulata, Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması lepistes üretimi, Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması lepistes yavruları, Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması gambusya, Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması paludaryum, Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması akvaryum, Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması plati, Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması velifera
Logged
selsor
Selsor
**
ADI-SOYADI Selçuk Sorguç
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 33
KONUM İstanbul
KAYIT TARİHİ 14 Mart 2012, 18:11:31
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 236
Konu Sayısı: 15
Bu iletiyi değerlendir +68/-0
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #1 : 18 Mart 2012, 21:55:50 »

Bilgiler için teşekkürler. Bitkili akvaryuma başlamak ile ilgili bir makaleniz de var mı?
Kendimiz sıfırdan mı yetiştiriyoruz, yoksa hazır büyümüş bitkileri mi akvaryuma yerleştiriyoruz?
Kayıtlı

100x40x50h Canlı Doğuran Tankı Bitkili
50x25x30h Yavru Tankı
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 38
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 19699
Konu Sayısı: 4523
Bu iletiyi değerlendir +825/-10
İLETİŞİM
Site Çevrimdışı
« Yanıtla #2 : 18 Mart 2012, 23:40:00 »

Sucul bitkilerle ilgili bölümdeki sabit başlıklarda bolca makale var.
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

selsor
Selsor
**
ADI-SOYADI Selçuk Sorguç
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 33
KONUM İstanbul
KAYIT TARİHİ 14 Mart 2012, 18:11:31
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 236
Konu Sayısı: 15
Bu iletiyi değerlendir +68/-0
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #3 : 19 Mart 2012, 00:53:20 »

Teşekkürler.

Bu arada ilk yavrularım bu gece dünyaya geldi. Şu an 4 tane oldular. Daha olur mu bilemem?
Kayıtlı

100x40x50h Canlı Doğuran Tankı Bitkili
50x25x30h Yavru Tankı
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 38
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 19699
Konu Sayısı: 4523
Bu iletiyi değerlendir +825/-10
İLETİŞİM
Site Çevrimdışı
« Yanıtla #4 : 19 Mart 2012, 00:57:51 »

Balığın ilk doğumuysa şimdilik 4 yavrudan fazlası çıkmayabilir veya 1-2 tane daha çıkabilir. Balığın yaşı ilerledikçe yavru sayısı artacaktır. Wink
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Lepistes_Çağdaş
Forumla ilişiği kesilmiş
*
ADI-SOYADI John Darlin
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 18
KONUM İstanbul-Bostancı
KAYIT TARİHİ 11 Şubat 2012, 16:48:24
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 43
Konu Sayısı: 9
Bu iletiyi değerlendir +0/-0
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #5 : 19 Mart 2012, 01:06:42 »

Ben hiç bu konuda araştırma yapmadım ama bitkiyle uğraşabileceğimi pek sanamdığım için fanusa ısıtıcı alıp yavru balıkları oraya koymayı düşünüyorum. Sizce nasıl olur?
Kayıtlı
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 38
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 19699
Konu Sayısı: 4523
Bu iletiyi değerlendir +825/-10
İLETİŞİM
Site Çevrimdışı
« Yanıtla #6 : 19 Mart 2012, 01:08:59 »

Fanusta filtre olmayacağı için (su dolaşımı da olmayacağı için) ısıtıcı işe yaramayacaktır. Fanusta balık bakılamaz.
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Serhat ARSLAN
***
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 47
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 618
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +220/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #7 : 19 Mart 2012, 01:26:27 »

Fanusta balık bakılmasının tek sakıncası su hacminin azlığı, filtre veya ısıtıcı gibi ekipmanların kullanılması değildir. Zaten şekil olarak fanusun akustik özelliği başlıca stres sebebidir. Bu özelliğinden dolayı çevredeki sesler sürekli ve artarak yankı ile fanusta dağılır. Bu da balıkların çok kısa zamanda ölümleri ile sonuçlanır. Ne kadar iyi bakarsanız bakın bu özelliğinden dolayı cam fanuslarda 1 aydan fazla canlı yaşatamazsınız. İlla fanusta bir şey bakacaksanız küçük bir bitikli akvaryum ya da yarı sucul tek bir bitki bakabilirsiniz.
Kayıtlı
Lepistes_Çağdaş
Forumla ilişiği kesilmiş
*
ADI-SOYADI John Darlin
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 18
KONUM İstanbul-Bostancı
KAYIT TARİHİ 11 Şubat 2012, 16:48:24
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 43
Konu Sayısı: 9
Bu iletiyi değerlendir +0/-0
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #8 : 19 Mart 2012, 11:38:01 »

Benim fanusa uygun bir filtrem vardı. Onu bir ısıtıcıyla birlikte taksam yaşamaz mı diyorsunuz? Sad
Kayıtlı
Serhat ARSLAN
***
ADI-SOYADI serhat arslan
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 47
KONUM samsun
KAYIT TARİHİ 24 Ekim 2011, 15:52:45
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 618
Konu Sayısı: 26
Bu iletiyi değerlendir +220/-1
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #9 : 07 Nisan 2012, 12:43:43 »

Fanus geometrik şekli nedeniyle balıklar için için uygun değildir. Ancak mutfaklarda çay, şeker, fasulye ve bilimum bakliyat, makarna için oldukça sağlıklı bir saklama ortamıdır.
Kayıtlı
Onur G. HİTİT
Amatör teorik araştırmacı ve doğal alan gözlemcisi (Sn. Oğuz SAĞLAM'ın bana verdiği ünvandır)
YÖNETİCİ
*
ADI-SOYADI Onur G. HİTİT
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 38
KONUM SAMSUN
KAYIT TARİHİ 27 Nisan 2007, 22:18:33
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 19699
Konu Sayısı: 4523
Bu iletiyi değerlendir +825/-10
İLETİŞİM
Site Çevrimdışı
« Yanıtla #10 : 13 Ekim 2014, 17:44:43 »

Bitkili-bitkisiz lepistes akvaryumlarının kıyaslanması (burada "bitki"den kasıt canlı bitkilerdir, bitki görünümü verilmiş plastik nesneler bitki değildir):

1- Bitkili lepistes akvaryumu sağlıklıdır, güzeldir, doğaldır, olması gerekendir. Bitkisiz lepistes akvaryumu da sağlıklı olabilir elbette, ama bitkili akvaryum kadar güzel ve doğal olmazlar.

2- Bitkili lepistes akvaryumlarında yavruları ayırmaya gerek kalmaz. Yavrular saklanacak yerler bulurlar. Daha iyi beslenirler. Daha uyanık ve sağlıklı olurlar. Bitkisiz lepistes akvaryumlarında yavru lepistesler büyükler tarafından öldürülebilirler. Çünkü saklanmalarına olanak tanıyan ortamlar yoktur.

3- Bitkili lepistes akvaryumlarında su kalitesi genelde iyidir. Çünkü bitkiler bir anlamda doğal filtre görevi görürler. Sudaki zararlı maddeleri yok ederler veya en aza indirirler. Bitkisiz lepistes akvaryumlarında doğal döngüyü yakalamak çok zordur.

4- Bitkili lepistes akvaryumlarının bakımı kolaydır. Aslında zor olduğu düşünülür, ama durum tam tersidir. Pek fazla müdahaleye gerek kalmaz. Bitkisiz lepistes akvaryumlarında ise sistem her an çökebilir.

5- Bitkili lepistes akvaryumlarında balıkların doğal davranışlarını incelemek daha kolaydır. Balıklar saklanırlar, yüzerler, çiftleşirler, kavga ederler. Her şey neredeyse doğadaki gibidir. Bitkisiz lepistes akvaryumlarında da bu durumlar gözlemlenebilir, ama o kadar kolay değildir.

6- Bitkili lepistes akvaryumlarında balıklar daha sağlıklı olurlar. Bitkisiz lepistes akvaryumlarında ise balıklar kolayca strese girebilirler, bu da hastalıklara davetiye çıkarmak anlamına gelir.

7- Bitkili lepistes akvaryumlarında akvaryuma atılan fazla yemler genelde sorun yaratmazlar (siz yine de her zaman az yem kullanın). Bitkisiz lepistes akvaryumlarında ise akvaryuma atılan her fazla yem akvaryumdaki atık ve zararlı maddelerin artması anlamına gelir.

İyi bir lepistes akvaryumunun nasıl olması gerektiğine dair makalemize ulaşmak için tıklayınız (Lepistes akvaryumu hakkında her şey).

Yeni katılan dostlar için başlığı hatırlatıyorum.
Kayıtlı

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

"Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak." Şef Seattle

YENİ ÜYELERİMİZ, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

BozKurt
Yunus Emre BOSTANCI
ÖZEL ÜYE
*
ADI-SOYADI Yunus Emre Bostancı
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 26
KONUM Van
KAYIT TARİHİ 12 Aralık 2014, 15:24:10
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 313
Konu Sayısı: 11
Bu iletiyi değerlendir +79/-1
İLETİŞİM
CAN VERDİĞİN BAYRAĞIN TABUTUNA SARILMIŞ

Çevrimdışı
« Yanıtla #11 : 15 Aralık 2014, 19:43:01 »

Ellerine sağlık abi. Bilgi ve tecrübe dolu bir forumunuz var.
Kayıtlı

24.11.2015 Umut TUNÇAY (Cizre yıkıldı) & 10.01.2016 Önder ERTAŞ (Van sırada) & 02.04.2016 Mustafa SEZGİN (Yüksekova yıkıldı) & İsrafil KARGI (Nusaybin yıkıldı)
UNUTULMAYACAKSINIZ!
Metinbk
ÖZEL ÜYE
*
ADI-SOYADI Metin BAKİ
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 17
KONUM Ankara/Yenimahalle
KAYIT TARİHİ 06 Aralık 2014, 14:48:28
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 181
Konu Sayısı: 19
Bu iletiyi değerlendir +98/-0
İLETİŞİM
"Gururluyuz güçlüyüz, biz Ankaragüçlüyüz..."

Çevrimdışı
« Yanıtla #12 : 15 Aralık 2014, 19:50:14 »

Tabii ki, en önemlisi balıkların huzuru olsa da. İzlemesi de çok zevkli bu bitkili akvaryumu.  cay
Kayıtlı


Tanrı,Türk'ü Korusun...

Kahpe düzenin yiğit çocukları, yaşasın Ülkü Ocakları!!!

Akvaryum hobisini bıraktım. (Ekim 2015) Fakat yinede aranızdayım. Yaşasın Lepistes Kulübü!
metzelder
Forum Müdavimi
*
ADI-SOYADI AHMET OĞUZ
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 24
KONUM İSTANBUL
KAYIT TARİHİ 25 Kasım 2016, 16:42:20
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 73
Konu Sayısı: 8
Bu iletiyi değerlendir +301/-0
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #13 : 18 Ocak 2017, 13:48:34 »

Bir ilave de ben yapayım Onur Hocam. Bitkiler akvaryumdaki serbest nitratı da kullanıyorlar. Dolayısıyla, eğer yeni bir akvaryum kurduysanız bu akvaryumunuzun canlı bitkilere sahip olması 2-3 hafta içerisinde yaşayacağınız muhtemel nitrit-nitrat sorunlarını da azaltacaktır.

Akvaryumlardaki azot döngüsüyle alakalı internette birçok makaleye ulaşabilirsiniz.
Kayıtlı
metzelder
Forum Müdavimi
*
ADI-SOYADI AHMET OĞUZ
CİNSİYET Cinsiyet: Bay
YAŞ: 24
KONUM İSTANBUL
KAYIT TARİHİ 25 Kasım 2016, 16:42:20
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 73
Konu Sayısı: 8
Bu iletiyi değerlendir +301/-0
İLETİŞİM
Çevrimdışı
« Yanıtla #14 : 18 Ocak 2017, 13:51:34 »

Konu hakkında yazılmış Türkçe bir makaleyi paylaşıyorum. Yazarı isim belirterek kullanılmasına izin vermiş.

Alıntı
Hani şu ünlü nitrit-nitrat döngüsü denen olayı duymuşsunuzdur. Fakat bu döngüyü duyduğumuzda genelde aklımıza su üstünde göbeği yukarıda hareketsiz duran bir Japon balığı gelir. Bazılarının aklına ise yemyeşil bir su kütlesi... İçiniz rahat olsun burada ölü balıklardan çok nitrit-nitrat döngüsünün ne olduğu ve nasıl oluşturulacağı hakkında bilgi vermek istiyorum. Yazının geri kalan kısmında nitrit-nitrat döngüsü azot döngüsü olarak anılacaktır. Fakat azot döngüsünün çok ufak bir kısmını oluşturmaktadır. Sizi sıkmamak için yazıyı mümkün olduğunca basit şekilde yazmaya özen göstereceğim. Umarım okuyan ustalarımız ukalalık olarak görmez.
Konumuzda esas oğlan amonyak olarak görülse de gerçekte esas oğlan bakterilerdir. Amonyak sadece figürandır.
İşe kendimizden örnek vererek başlayalım. Biz istesek de istemesek de vücudumuzda gerçekleşen ve bizim için çok büyük önem taşıyan bazı kimyasal tepkimeler sonucu bünyemizde amonyak denen çok zehirli bir madde üretilir. Bu madde vücuttan hemen uzaklaştırılmalıdır. Fakat bu işlem için büyük miktarda su gerekir ve biz karada yaşadığımız için her zaman su bulma lüksümüz yoktur. Bu yüzden karaciğerimiz amonyağı bizim için daha az zehirli olan üreye çevirir. Üre de idrar ile vücuttan atılmış olur. Daha az zararlı olmasının dışında ürenin bir işlevi daha vardır. Amonyağa göre daha az su kullanarak vücuttan atılabilir.
Evet. Şimdi gelelim işin akvaryum kısmına. Balıkların bizim gibi su bulma problemleri yoktur (Sanırım fark etmişsinizdir;) . Bu yüzden amonyağı direk akvaryumun içine boşaltırlar. İşte sorun burada başlar. Bu amonyak bir süre sonra birikerek balıklarınızı zehirler. O zaman bunun bir tek çaresi var. Akvaryuma karaciğer lazım. Aynen insanda olduğu gibi… Böylece amonyağı daha az zararlı olan başka bir maddeye çevirebiliriz. Fakat gelin görün ki akvaryuma dana ciğeri atıp işin içinden sıyrılamazsınız. Burada devreye gözle görülmeyecek esas oğlanlar giriyor. Nitrit ve nitrat bakterileri. Bu bakteriler ne oksijene ne de ışığa prim verirler. Aynen bitkilerin ışığı kullandığı gibi bunlar da kimyasal maddeleri kullanırlar ve bunlardan enerji elde ederler. Şimdi bu kimyasallara bir göz atalım.   (parantez içinde verilenler maddelerin kimyasal formülleridir.)
Amonyak (NH3) -----> Nitrit (NO2) -----> Nitrat (NO3)
//Her maddede azot(N) olduğuna dikkat ediniz.//
Nitrit bakterileri aynen bizim karaciğerimizin amonyağı üreye çevirmesi gibi amonyağı daha az zehirli olan nitrit’e çevirirler. Hemen ardından nitrat bakterileri devreye girer ve nitriti de daha az zehirli olan nitrata çevirirler. Şimdi haklı olarak siz bana soracaksınız: “Kardeşim bu iş başa dönmüyor. Ne biçim döngü bu böyle? Peki, nitrat ne oluyor?” Şimdi işin eğlenceli kısmı başlıyor.
Nitratın bir kısmı su değişimlerinde heba oluyor. Geri kalan kısmı ise bitkileriniz tarafından protein yapımında kullanılıyor. Kısacası gübre oluyor.  Eğer su değişiminizi yeterince yapmıyorsanız ve bitkiniz de yoksa işte o zaman nitratın harcanacağı pek bir yer kalmıyor bu da o ünlü nitrat patlaması denen olaya dönüşüyor. Sonuçta yemyeşil bir akvaryum suyuna kavuşuyorsunuz.
Peki, bu azot(yani nitrojen) akvaryuma nasıl geliyor? Balıklarınıza verdiğiniz yemlerin içindeki proteinden. Yani yine aynı döngünün akvaryum dışındaki bir parçasından. Bitki veya hayvan temelli yemdeki proteinler balığınızın vücudunda parçalanınca ortaya amonyak çıkıyor. Bu amonyak önce nitrite sonra nitrata dönüşüyor. Sonra gübre olup bitkiye protein için malzeme oluyor. Balık bitkiyi yiyor ve yine aynı döngü başa dönüyor.
Bu kadar mı? HAYIR…
Bu döngünün bir elemanı daha var. Çürükçül bakteriler. Tabiri caizse leş yiyiciler. Onlar sizin ölen bitkilerinizi, yem artıklarınızı hatta ölen balıklarınızı yiyorlar. Bu işlem de çürümenin ta kendisi. Yine bu işlem sonucunda ortaya amonyak çıkıyor. Yani bu çürükçül bakteriler bir nevi balık işlevi(!) görüyorlar. Tabii sadece amonyak üretimi bakımından…
Peki, pek önemli gözükmese de çürükçük bakterilere neden girdim? Sebebi şu:
Diyelim ki yeni bir akvaryum kurdunuz. Suyunu da koydunuz ve balıklarınızı içine koymadan önce nitrit ve nitrat bakterilerinizin çoğalmasını istediniz. Bu çok doğal çünkü balıkların amonyaktan zehirlenmesini istemiyorsunuz. Peki, ortada amonyak üreten bir balık olmadan nitrit ve nitrat bakterilerini nasıl çoğaltacaksınız? İşte tam burada devreye çürükçüller giriyorlar. Onlar sizin fark edemeyeceğiniz organik besinleri tüketip amonyak ortaya çıkarıyorlar. Yani su içinde doğal olarak bulunan ama şehir suyunda pek bulunmayan maddeleri… Bu işlemi hızlandırmak için akvaryumunuzu kurduğunuz gün içine bir tutam(tahmini 100lt’lik bir akvaryum için) kadar haşlanmış ıspanak atın. Ama fazla değil sadece birkaç gram. Bu çürükçül bakterilerin üreme hızını arttıracaktır. Ertesi gün akvaryuma en azından bir bitki dikin. Eğer dış filtreniz varsa çalıştırın. Aradan 2–3 gün geçince eğer koku yaparsa ıspanağı atın. Yapmazsa kalsın. Zaten birkaç gram bir şey... Bu zaman zarfında eğer bitkileriniz yeterli değilse nitrat patlaması yaşayabilirsiniz. Bu durumda ıspanağı veya akvaryuma attığınız herhangi bir gıdayı çıkarınız. Meraklanmayın bir süre sonra geçer. Sadece dengenin oluşması biraz zaman alır. Bitki miktarını 5–7 günde kademeli olarak arttırın. Ta ki akvaryumunuz son halini alıncaya kadar. Sonra da çok az su değişimi ile balıkları yavaş yavaş koyun. Yalnız dikkat edilmesi gereken şey, bir seferde 30 tane balık koymaktan kaçınmanızdır. İlk önce bir vatoz koyun. Ertesi gün bir tane daha… Sonra da bir çöpçü vs. Eğer tek seferde balıkları akvaryuma yığarsanız bunun sonucunda amonyak patlaması ardından da nitrat patlaması ile karşı karşıya kalabilir, onca gün oluşturmaya çalıştığınız doğal dengeyi tek seferde dağıtabilirsiniz.
Buradan gerisi size kalmış. Forumlardaki ustalarımız size yardımcı olacaklardır.
Yazımın bir yerinde akvaryumun karaciğeri yok demeye getirmiştim. Fakat aslında var. Dış filtrenin amacı nitrit ve nitrat bakterilerinin yaşayacağı bir ortam sunmak, burada su dolaşımı oluşturup etkilerini arttırmaktır. Yani bir nevi yarı mekanik yarı organik karaciğer gibi bakabilirsiniz.
Umarım faydalı olabilmişimdir.
Saygılarımla;

Onur UYGUN
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
TurkeyRank.Com - Pagerank Servisi
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.529 Saniyede 43 Sorgu ile Oluşturuldu